Mualliflar

  • Zhumagali İBRAGİMOV

DOI:

https://doi.org/10.71337/inlibrary.uz.ustozlar.112595

Kalit so‘zlar:

Anahtar kelimeler: Kazak Türkçesi diyalektoloji ağız araştırmaları lehçeler Sovyet dönemi bölgesel dil farklılıkları Türk dili tarihi Kazak diyalekt sınıflandırması.

Annotasiya

Kazak Türkçesi, Türk dilleri ailesinin Kıpçak koluna mensup olup, tarih boyunca geniş bir 
coğrafyada  kullanılması,  farklı  etnik  unsurlarla  temas  içinde  olması  ve  göçebe  yaşam  tarzının 
etkisiyle çeşitli bölgesel varyantlar, yani diyalektler geliştirmiştir. Bu makale, Kazak Türkçesindeki 
diyalektleri  sınıflandırma  çabalarını  ele  almakta  ve  farklı  dilbilimcilerin  konuya  yaklaşım 
biçimlerini  karşılaştırmalı  olarak  incelemektedir.  Sovyetler  Birliği  döneminde  başlatılan  sistemli 
saha  araştırmaları  sonucunda  elde  edilen  veriler,  Kazak  diyalektolojisinin  bilimsel  bir  disiplin 
olarak şekillenmesine temel oluşturmuştur. Makalede özellikle S. Amanjolov, J. Doskarayev, N. T. 
Savranbayev  ve  G.  Musabayev  gibi  önemli  bilim  insanlarının  Kazak  diyalektlerini  tasnif 
yöntemlerine,  bu  sınıflandırmaların  dayandığı  fonetik,  morfolojik  ve  leksikolojik  unsurlara  yer 
verilmektedir.  Ayrıca,  Kazak  Türkçesinin  yerel  ağızları  ile  edebî  dili  arasındaki  etkileşim  ve  bu 
etkileşimin  toplumsal,  tarihî bağlamı  da  ele alınmaktadır. Bu bağlamda, diyalekt  araştırmalarının 
sadece dilbilimsel değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojik boyutları da değerlendirilmektedir 


background image

590

KAZAK TÜRKÇRSİ DİYALEKTLERİN TASNİFİ

PhD Zhumagali İBRAGİMOV

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesi, Türkistan/KAZAKİSTAN

zhumagali.ibragimov@ayu.edu.kz

Özet

Kazak Türkçesi, Türk dilleri ailesinin Kıpçak koluna mensup olup, tarih boyunca geniş bir

coğrafyada kullanılması, farklı etnik unsurlarla temas içinde olması ve göçebe yaşam tarzının
etkisiyle çeşitli bölgesel varyantlar, yani diyalektler geliştirmiştir. Bu makale, Kazak Türkçesindeki
diyalektleri sınıflandırma çabalarını ele almakta ve farklı dilbilimcilerin konuya yaklaşım
biçimlerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Sovyetler Birliği döneminde başlatılan sistemli
saha araştırmaları sonucunda elde edilen veriler, Kazak diyalektolojisinin bilimsel bir disiplin
olarak şekillenmesine temel oluşturmuştur. Makalede özellikle S. Amanjolov, J. Doskarayev, N. T.
Savranbayev ve G. Musabayev gibi önemli bilim insanlarının Kazak diyalektlerini tasnif
yöntemlerine, bu sınıflandırmaların dayandığı fonetik, morfolojik ve leksikolojik unsurlara yer
verilmektedir. Ayrıca, Kazak Türkçesinin yerel ağızları ile edebî dili arasındaki etkileşim ve bu
etkileşimin toplumsal, tarihî bağlamı da ele alınmaktadır. Bu bağlamda, diyalekt araştırmalarının
sadece dilbilimsel değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojik boyutları da değerlendirilmektedir

Anahtar kelimeler:

Kazak Türkçesi, diyalektoloji, ağız araştırmaları, lehçeler, Sovyet

dönemi, bölgesel dil farklılıkları, Türk dili tarihi, Kazak diyalekt sınıflandırması.

Abstract

Kazakh Turkic, a member of the Kipchak branch of the Turkic language family, has

developed various regional variants, or dialects, due to its historical use across a wide geographical
area, interactions with different ethnic groups, and the influence of a nomadic lifestyle. This article
explores the efforts to classify the dialects within Kazakh Turkic and presents a comparative
analysis of different linguists' approaches to the subject. Systematic field studies initiated during the
Soviet Union era provided foundational data for the emergence of Kazakh dialectology as a
scientific discipline. The article particularly focuses on the classification methods of prominent
scholars such as S. Amanzholov, J. Doskaraev, N. T. Sauranbayev, and G. Musabayev, examining
the phonetic, morphological, and lexical elements underlying these categorizations. Additionally,
the interaction between the local vernaculars of Kazakh and its literary language, along with the
historical and social context of this interaction, is discussed. In this context, dialect research is
evaluated not only in linguistic terms but also from cultural and sociological perspectives.

Keywords:

Kazakh Turkic, dialectology, dialect studies, vernaculars, Soviet period,

regional language differences, history of Turkic languages, classification of Kazakh dialects.

Giriş

Türk lehçeleri arasında önemli bir yere sahip olan Kazak Türkçesi, tarihsel süreç içerisinde

farklı coğrafyalarda gelişmiş, zengin dilsel özellikleriyle dikkat çeken bir Türk lehçesidir.
Kazakistan’ın geniş coğrafyasında konuşulan bu dil, farklı bölgelere özgü fonetik, morfolojik ve
sözcük hazinesi bakımından çeşitli varyasyonlar barındırmaktadır. Bu çeşitlilik, dilin yalnızca
bireysel veya toplumsal farklılıklardan değil, aynı zamanda tarihî göçler, komşu halklarla olan
ilişkiler, siyasi yapılar ve kültürel temaslardan da beslendiğini göstermektedir.

Kazak Türkçesi üzerine yapılan diyalektolojik çalışmalar, özellikle Sovyetler Birliği

döneminde sistematik bir biçimde başlamış ve bu çalışmalar sayesinde Kazak Türkçesinin diyalekt
haritası çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu süreçte başta S. Amanjolov olmak üzere pek çok Kazak
dilbilimcisi, diyalektlerin sınıflandırılması, özelliklerinin tespiti ve standart dile olan etkileri
konusunda önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Bu bağlamda, diyalektlerin yalnızca bölgesel konuşma farklılıkları olarak değil, aynı


background image

591

zamanda toplumun kültürel belleğini, tarihî hafızasını ve dilin evrimini yansıtan önemli unsurlar
olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu çalışmanın amacı, Kazak Türkçesi diyalektlerini
sınıflandıran başlıca bilimsel yaklaşımları ortaya koymak, bu yaklaşımlar arasındaki benzerlik ve
farkları değerlendirmek, ayrıca diyalektlerin fonetik, morfolojik ve leksikolojik özelliklerine ışık
tutmaktır.

1. Kazak Türkçesinde Diyalektoloji Çalışmalarının Tarihçesi

Kazak Türkçesinde diyalektolojiye yönelik çalışmalar, 19. yüzyılın ortalarından itibaren Rus

ve Avrupalı Türkologların dikkatini çekmeye başlamıştır. Bu dönemde özellikle V. V. Radlov ve
Ármin Vámbéry gibi araştırmacılar, Kazak Türkçesini “Kazak-Kırgız” grubu altında
değerlendirmiş, bu lehçeyi ses özellikleri ve coğrafi dağılım açısından incelemeye çalışmışlardır.
Ancak bu gözlemler daha çok betimleyici ve sınıflandırmaya yönelik yüzeysel çalışmalardı. Kazak
Türkçesinin farklı bölgelerinde çeşitli ağız ve şive farklarının bulunması, 20. yüzyılın başlarında bu
alanın bilimsel olarak ele alınmasına zemin hazırlamıştır.

Kazakistan’da diyalektolojiye sistematik yaklaşımlar Sovyetler Birliği

döneminde başlamıştır. 1937 yılında Kazakistan Bilimler Akademisi bünyesinde Prof. İsmail
Кеңесбаев’ın önderliğinde oluşturulan ilk araştırma ekipleri, farklı bölgelere gönderilerek ağız
araştırmaları gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalar 1939-1940 yıllarında daha da genişletilerek devam
etmiş ve büyük bir diyalekt veri tabanı oluşturulmuştur. Bu dönemde toplanan veriler, sonraki
yıllarda diyalektolojik sınıflandırmaların yapılmasında temel kaynak olmuştur. 1950'li yıllarda S.
Amanjolov, J. Doskaraev, N. T. Sauranbayev ve G. Musabayev gibi Kazak dil bilimcileri, bu
verileri sistemli şekilde işleyerek Kazak Türkçesinin ağızlarını tasnif etmeye başlamışlardır.

Kazak Türkçesindeki diyalektolojik çalışmaların kurumsal anlamda gelişimi, 1945 yılında

Kazakistan Bilimler Akademisi Dil ve Edebiyat Enstitüsü’nün kurulmasıyla ivme kazanmıştır. Bu
kurumun öncülüğünde yayımlanan ağız atlasları, diyalekt haritaları ve ağız malzemeleri, Kazak
diyalektolojisinin bir bilim dalı olarak yerleşmesini sağlamıştır. Bu tarihsel süreç, Kazak
Türkçesinin yalnızca edebi dili değil, ağız zenginliğini de bilimsel bir bakış açısıyla ele alan
derinlikli çalışmaların temelini oluşturmuştur.

2. Kazak Türkçesinin Tasnifi

Kıpçak grubuna dahil edilen Kazak Türkçesi, Türkistan lehçeleri içerisinde çok geniş bir

sahada konuşulmaktadır. Türklük bilimi araştırmacılarına göre Kazak Türkçesi, Nogay Türkçesi ve
Karakalpak Türkçesi ile birlikte Türk dilinin Batı Hun dalının Kıpçak-Nogay alt grubunda yer
almaktadır (Atmaca, 2012: 276).

Ağızları kesin çizgilere birbirinden ayırmanın zorluğu sebebiyle Kazak Türkçesinin kendi
içerisindeki tasnifi de çok kolay değildir. Bu konuda Kazak dilbilimcileri de fikir birliğine varmış
değildir. Kazak Türkçesinin ağızları uzun süre tartışma konusu olmuştur (Demirci vd. 2016: 317-
318). Kazak ağızlarının tasnifi denemesini G. Kaliyev ve Ş. Sarıbayev’in

Kazak Diyalektologiyası

adlı çalışmasına dayandırmaktayız. Bu çalışmada Kazak diyalekti uzmanları S. Amanjolov, J.
Doskarayev, N. Savranbayev ve G. Musabayev derlenen dil malzemelerine dayanarak Kazak
ağızlarını sınıflandırmaya çalışmıştır. Bu bilim adamlarının Kazak ağızlarının sınıflandırma
konusundaki görüşlerini şöyle sıralayabiliriz:

a) S. Amanjolov 3 gruba ayırmıştır: Kuzeydoğu, Güney, Batı.
b) J. Doskarayev 2 gruba ayırmıştır: Güneydoğu, Kuzeybatı.
c) N. Savranbayev 2 gruba ayırmıştır: Güneydoğu, Kuzeybatı.

ç) G. Musabayev 2 gruba ayırmıştır: Değişmeli Ağız (Avıspalı Söylenis), Mahallî Ağız
(Jergilikti Söylenis).
Kazak Türkçesinin ağızlarını tasnif etmesi ilk olarak S. Amanjolov yapmıştır. S. Amanjolov,

Kazak ağızlarının ortaya çıkışını Kazak bölgesindeki boy birlikleriyle

jüzlerin

ilişkilerine bağlar.


background image

592

Ona göre üç Kazak jüzünün şekillenişi ile beraber üç yerel ağız ortaya çıkmıştır. Ulı Jüz
(Kuzeydoğu ağzı), Orta Jüz (Güney ağzı), Kişi Jüz (Batı ağzı) sınırları içerisinde konuşulduğunu
bildirmektedir. Bunlar:

1. Kuzeydoğu diyalekti:

Akmola, Pavlodar, Semey, Doğu Kazakistan, Kökşetav, Karagandı,

Kuzey Kazakistan’ın bazı bölgeleri ve Kostanay ile Taldıkorgan vilayetinin bazı ilçeleri.

Amanjolov’un Kuzeydoğu ağız grubuna Kerey, Nayman, Argın, Koñırat ve Kıpçak boylarını dâhil
etmiştir. Bu boylar erken dönemlerden itibaren Ertiş, Esil, Tobol, Torgay nehir boyunu, Altay
Tarbagatay’ın uçsuz bucaksız bölgelerini mekân tutmuşlardır. Bunlar güneyde Ulı jüz boylarıyla,
batıda Küçük jüz boyları ve Tatar, Başkurtlarla; kuzeyde Altaylar, Barabin ve Tobol Tatar
Türkleriyle, doğuda Moğol, Çin ve Uygur Türkleriyle komşudur. S. Amanjolov, Kuzeydoğu
ağzının, Kazak edebî dilinin temelinde bulunan ağız olduğunu, ses bilgisi, gramer ve sözvarlığı
yönünden diğer ağızlarla karşılaştırdığında yazı diline çok yakın durduğunu ifade etmiştir.
Amanjolov, bu grubun herhangi bir analizini yapmamıştır. Bunun başlıca sebebi de Kuzeydoğu
ağzının, yazı diline temel teşkil ettiği görüşüdür. 2. Güney diyalekti:

Almatı, Janbıl, Güney

Kazakistan şehirleri ve Taldıkorgan ve Kızılordanın bazı güney ilçeleri.

S. Amanjolov, Kazak

Türkçesinin güney diyalektine eski Üysin, Kañlı, Duvlat ve Jalayır boylarının dillerini dâhil eder.
Bu boylar erken devirlerden itibaren Yedisu, Sirderya ve Alataw’ın düzlüklerinde başka bir deyişle
bugünkü Almatı, Taldıkorgan, Janbıl, Güney Kazakistan ve Kızılorda illerinin bulunduğu yerlerde
yerleşmişlerdir. Doğuda Uygurlar, kuzeydoğuda Nayman, Kerey, Koñırat boylarıyla kuzeybatıda
Alşın boylar grubu, güneyde Özbek ve Kırgız Türkleriyle sınır komşusudur. Moğol istilasına kadar
XVI. yüzyılda Kazak halkına katılan bu boy “Ulı Jüz” olarak adlandırıldı. Başlangıçtan itibaren bu
boyların sosyal, ekonomik ve kültürel şartları ortak olduğundan zamanla konuşma dilleri bir yerel
ağız hâlini almıştı. Ulı Jüze giren boyların çeşitli doğal ve tarihî sebeplerle diğer Kazak boylarıyla
ilişkilerinin zayıf kalması da etkili olmuştur. Bu boyların kuzeyindeki Balkaş Gölü, Betpak-Dala
bozkırları, kuzeybatısında Ulan-Baytak bozkırları, Kızılkum ve Aral Denizi doğal engellerdir.
Ayrıca bu diyalektlerin oluşmasında Uygur ve Kırgız Türklerinin dili de etkili olmuştur. Ulı Jüzün
17-19. yüzyılda Hokand, Hive hanlıklarının egemenliği altında kalmasıyla Özbek Türkçesinin
etkisinden söz edilebilir. Güney grubunun ses bilgisi bakımından başlıca ses değişmeleri olarak
şunları belirtmiştir:
1. /s/ > /ş/

değişimesi:

mısıq > mışıq, esek > eşek, masqara >maşqara.

2. /ş/ > /ç/ değişmesi:

şurqırav > çurqırav, şana > çana, şege > çege, şiyki > çiyki.

3. /d/ > /l/ değişmesi:

teñdik > teñlik, tıñda > tıñla, mañday > mañlay, añdamav > añlamav.

4. /b/ > /p/ değişmesi

: bolat > polat, bitiriv > pitiriv, beynet > peynet, baqır > paqır, bayqav >

payqav.

5. /ñ/ > /n/

değişmesi:

erteñ > erten, öleñ > ölen, köbeñ > köben, qalıñ > qalın.

6. /m/ > /p/ değişmesi:

mañay > pañay, maqta > pahta, meşpet > peşpent.

7. /k/ > /g/ değişmesi:

küriş > güriş, köñ > göñ.

Şekil bilgisi bakımından başlıca özellikler şunlardır:
1) Fiilin teklik II. şahıs emir kipi,

-ġın/-gin, -qın/kin, -ıñ/-iñ

ekleriyle yapılır:

suvırġın (suvır-),

aytqın (ayt-), kelgin (kel-), barıñ (bar-), körin

(

kör-)

vb.

2) Emir kipinin I. çokluk şahsı -lı/-li ekleriyle yapılır:

baralı - barayıq, keleli - keleyik

vb

.

3) Vasıta hâl ekinde

+mınan, +bınan, +pınan

biçimleri kullanılması:

atpınan keliw < atpen kelıw,

poyızbınan barıw < poyızben barıw

gibi özellikler verilmiştir.

3. Batı diyalekti:

Batı Kazakistan, Aktöbe şehri ve Kızılorda’nın güney bölgesi, Kostanay’ın

batıdaki bazı ilçeleri.

S. Amanjolov Kazak Türkçesinin Batı diyalektini, Alşın boylar grubunun

diline ait olduğunu düşünür. Bu boylar çok eski devirlerden itibaren Aral ve Hazar kıyılarını, Yayık
ve Or nehirlerinin boylarını mekan tutmuşlardır. Buna göre bugün bu ağız, Oral, Gurev, Mañgıstaw,


background image

593

Aktöbe vilayetinin bütün ilçelerini kapsar. Alşın boylar birliğinin güneyinde Kazak Türkçesinin
güney diyalekti ve Karakalpak Türkleri, güney batısında Türkmen Türkleri, kuzeybatısında Tatar
Türkleri, Nogay Türkleri, kuzeydoğu diyalekti ve Başkurt Türkleriyle sınır komşusudur. Alçın boy
birliği kendi içinde Alimulı (6 ata), Bayulı (12 ata), Jetruv (7 ata) olmak üzere üç boydan
oluşmuştur. Alçınlar öteden beri diğer Kazak boylarından ayrı kalmıştır. XVII. yy. başlarına kadar
Nogay Ordasının hâkimiyetinde olmuş, diğer Kazak jüzlerine sonradan katılmıştır. Batı ağzının
şekillenmesinde Tatar ve Başkurt Türkçelerinin de etkisi olmuştur. Batı grubunun ses bilgisi
açısından en önemlileri olarak şunları belirtmiştir:
1. /ş/ > /s/

değişimesi:

şeker > seker, keleşek > kelesek, şoqayu > soqayu, şujıq > süjik.

2. /ş/ > /j/ değişmesi:

keleşek > kelejaq, bereşek > berejaq, şañ-şuñ > jañ-juñ.

3. /d/ > /b/ değişmesi:

dodalav > bodalav, jedeġabıl > jebeġabıl.

4. /d/ > /j/ değişmesi:

domalav > jomalav.

5. /n/ > /y/

değişmesi:

qanda > qayda.

6. /o/ > /u/ değişmesi:

soraqı > suraqı, sonar > sunar, qoldanuv > quldanuv.

7. /ö/ > /ü/ değişmesi:

ögey > ügey, möñirev > müñirev, dönen > dünen vb.

Şekil bilgisi özellikleri olarak şunları belirtmiştir:
1) Geçmiş zamanın

-uvlı/-uvli

ekleriyle yapılmaktadır:

baruvlı “bardı”, keliüvli “keldi”

vb.

2) Kazak Türkçesi yazı dilnde dönüşlülük yapılmayan bazı kelimelerde -ın / -in / -n ekleriyle
dönüşlülük yapılmaktadır:

oqıv > oqınıv, şıġıv > şıġınıv, bolıv > bolınıv

vb.

J. Doskarayev, Kazak Türkçesini iki büyük ağız grubuna ayırmıştır:
1. Güneydoğu ağız grubu:

Güney Kazakistan, Jambıl, Almatı vilayeti, Taldıkorgan şehrinin

güneybatı ilçeleri ve Kızılorda’nın güneydoğu ilçeleri girer.

2. Kuzeybatı ağız grubu:

Batı Kazakistan, Guryev, Aktöbe, Kostanay, Karagandı, Tselinograg,

Pavlodar, Kuzey Kazakistan vilayetinin batı ilçelerindeki (Kazalı, Aral vb.) ve Semey vilayetinin
kuzeybatı şehirleri girer.

Bu iki şive grubunun tarihî gelişme seyirlerinin daha net bir şekilde incelenmediğine dikkat
çekerek, kendi tasnifini fonetik, morfolojik ve kelime türleri hususiyetlerine dayalı olarak
sınıflamıştır. Örneğin, bu ağızlar arasında farklılıkları şöyle belirtmektedir:
1. Güneydoğu ağzında /a/ > /ä/

seslerinin değişimesi:

mazmun > mäzmun, qaytedi > käytedi, qarıya

> käriyä.

2. Kuzeybatı ağızlarında düz-geniş sesleri, güneydoğu ağızlarında yuvarlak-geniş olarak
söylenmektedir:

bıqtırıv - buqtırıv, kebe - köbe, inemi - ünemi, kevirt - kükirt

vb.

3. Kuzeybatı ağızlarında /ş/ ünsüzü güneydoğu ağızlarında /ç/ olarak söylenmektedir:

çeşe - şeşe,

çal - şal, çabın - şabın, änçi - änşi, malçı - malşı

vb.

4. Kuzeybatı ağızlarında /ı/ ünlüsü güneydoğu ağızlarında /a/ olarak söylenmektedir:

sayaz - sıyaz,

ayqara - ayqıra, arqalı - arqılı

vb.

5. Kuzeybatı ağızlarında /d/ ünsüzü ile söylenen kelimeler güneydoğu ağızlarında /l/ olarak
söylenmektedir:

tañlay - tañday, tıñlav - tıñdav, teñlik - teñdik

vb.

6. /o/ > /u/ değişmesi:

soraqı > suraqı, sonar > sunar, qoldanuv > quldanuv

vb

.

7. /ö/ > /ü/ değişmesi:

ögey > ügey, möñirev > müñirev, dönen > dünen

vb.

Doskarayev şekil bilgisi hususiyetleri olarak, Kuzeybatı grubunda şunları bildirmektedir:
1) Fiilin geçmiş zamanın

-uvlı / -üvlü

eklerinin eklenmesiyle yapılacağını bildirmektedir. Örneğin:

baruvlı, jayuvlı, baġuvlı v.b.

2) Sıfat-fiil -jaq / -şaq ekleri bulunduğunu bildirmektedir:

barajaq // baraşaq, alajaq // alaşaq.

Güneydoğu grubunda şu özellikler bulunmaktadır:
1) Emir kipi teklik II. şahsının – qın / - kin, - ġın / - gin ekleriyle yapılmaktadır:

aytqın

vb.

2) Vasıta hâli eki +mınan / + bınan / + pınan ekleriyle yapılması. Örneğin:

Men atpınan keldim.


background image

594

N. Savranbayev, Kazak Türklerinin ağızlarını Güneydoğu ve Kuzeybatı ağızları olarak tasnif
etmiştir. Savranbayev’in belirttiği sınıflaması genel olarak J. Doskarayev’in tasnifine yakındır.
Ancak Savranbayev, “şive” yerine “ağız” terimini kullanmayı tercih etmiştir. Savranbayev,
Kuzeybatı grubu için

ş, d

(örneğin,

şapan, şal, manday

) ve Güneydoğu grubu için

ç, l

(örneğin,

çapan, çal, manlay

) seslerini ayırıcı belirtiler olarak göstermiştir (Shakhipova, 2007: 150).

Musabayev, Kazak Türkçesindeki diyalektik özellikleri iki gruba ayırmıştır. Bunlar: Değişmeli
Ağız (Avuspalı Söylenis) ve Mahallî Ağız (Jergilikti Söylenis).
a) Değişmeli Ağız: Musabayev bu grupta, başka lehçelerden ve dillerden giren yerli halkın bir
bölümünde kullanılan kelimelere yer vermiştir. Örneğin: Kazak Türkçesine Güneyde Özbek ve
Kırgız Türkçelerinden, batıda Tatar ve Başkurt Türkçelerinden, doğuda Altay Türkçesi ve Çinceden
kelime girmiştir. Türk dilinin şivelerinden ve Çinceden kelimelerin alındığı yerlerde değişmeli ağız
ortaya çıkmıştır. Mesela: Özbek Türkçesinden geçen

pahta (maqta), kättä (ülken),

Kırgız

Türkçesinden

tayġn (tazı)

kelimeleri gibi.

b)

Mahallî Ağız: Musabayev, mahallî ağzın oluşmasında

eski boy dillerinin etkisi

ve

yerel ekonomi

durumunun

birbiriyle ilişkisi olduğunun düşünür. Musabayev, mahallî ağızda

yer, hayvan, bitki

isimleri

ve

mesleki

kelimelerin edebî dile yansımasını ele almıştır.

Sonuç

Kazak Türkçesi diyalektolojisi, tarihî süreç içerisinde önemli bir gelişim göstermiştir.

Başlangıçta yabancı araştırmacıların gözlem ve derlemeleriyle sınırlı kalan çalışmalar, Sovyetler
döneminde sistematik bir biçimde yürütülen saha araştırmalarıyla bilimsel bir zemine kavuşmuştur.
Bu süreçte Kazak Türkçesinin farklı bölgelerdeki ağız ve şiveleri belirlenmiş, sınıflandırmalar
yapılmış ve diyalektolojik özellikler ayrıntılı şekilde belgelenmiştir. Özellikle 1950'li yıllardan
itibaren Kazak Türkologlarının çalışmaları sayesinde Kazak Türkçesinin sadece edebi dili değil,
aynı zamanda sözlü gelenekteki çeşitliliği de kapsamlı biçimde incelenmiştir.

Diyalektolojik verilerin toplanması ve değerlendirilmesi, Kazak Türkçesinin tarihî gelişimini,

diğer Türk lehçeleriyle ilişkisini ve bölgesel özelliklerini anlamak açısından büyük katkı
sağlamıştır. Ayrıca bu çalışmalar, Kazak halkının kültürel ve sosyal yapısını yansıtan dilsel verilerin
korunmasına da imkân sunmuştur. Günümüzde bu birikim, sadece dil bilimi açısından değil,
etnografya, tarih ve sosyoloji gibi birçok alan için de kıymetli bir kaynak niteliğindedir.

Kaynakça

Atmaca, E. (2016). Kazak Türkçesi Ağızlarının Tasnifi Çalışmalarına Bir Bakış. s. 589-625.

Demirci, K. ve Kuanyshbaeva, Z. (2016). Kazakçanın Ağızları ve Özbekçenin

ÇimkentAğzına Etkisi Üzerine.

Dil Bilimleri Kültür ve Edebiyat.

Padam Yayınları. Ankara. 330-

343.

İbragimov, Zh. Siriderya boyu (Kızılorda-Türkistan) Kazak Ağızları: Yayınlanmamış Doktora

tezi. – Muğla: Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020. s. 778.

Sakhipova, F. (2007). Kazak Türkçesinin Merkezȋ Kuzey ve Doğu (Orta Jüz) Ağızları,

Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi.

Қалиев, Г., Сарыбев, Ш. (2002). Қазақ Диалектологиясы. - Алматы: Халықаралық

зерттеулер журналы. - 211б.

Омарбеков, С., Жунисов, Н. (1985).

Ауызекі тіліміздің дыбыс жүйесі.

- Алматы:

Мектеп, 208 -б.

Bibliografik manbalar

Atmaca, E. (2016). Kazak Türkçesi Ağızlarının Tasnifi Çalışmalarına Bir Bakış. s. 589-625.

Demirci, K. ve Kuanyshbaeva, Z. (2016). Kazakçanın Ağızları ve Özbekçenin

ÇimkentAğzına Etkisi Üzerine. Dil Bilimleri Kültür ve Edebiyat. Padam Yayınları. Ankara. 330-

İbragimov, Zh. Siriderya boyu (Kızılorda-Türkistan) Kazak Ağızları: Yayınlanmamış Doktora

tezi. – Muğla: Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020. s. 778.

Sakhipova, F. (2007). Kazak Türkçesinin Merkezȋ Kuzey ve Doğu (Orta Jüz) Ağızları,

Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi.

Қалиев, Г., Сарыбев, Ш. (2002). Қазақ Диалектологиясы. - Алматы: Халықаралық

зерттеулер журналы. - 211б.

Омарбеков, С., Жунисов, Н. (1985). Ауызекі тіліміздің дыбыс жүйесі. - Алматы:

Мектеп, 208 -б.