Mualliflar

  • Ruzmanova Rohila
  • Saparov Rahmon

DOI:

https://doi.org/10.71337/inlibrary.uz.ustozlar.112480

Kalit so‘zlar:

Anahtar kelimeler. Türk dilleri “Muhâkemetü'l-Lugateyn” ağlamak ig‘renmek gök sıkmak usanmak ağlamsınmak dişi tuz.

Annotasiya

Özet.   Ali Şîr Nevâî’nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn” adlı eseri, Türkçe ve Farsça dillerinin 
karşılaştırmalı analizine adanmış olup, dilbilim tarihi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Nevâî, 
dillerin  karşılaştırılması  sürecinde,  etnik  kökenlerini,  halk  arasında  kullanılan  kelimeleri  şiir 
formunda  yazılmış  beyitlerle  kısa  ve  net  bir  şekilde  açıklar.  Bu  nedenle,  eser  hakkında  hem 
ülkemizde  hem  de  dünya  çapında  pek  çok  araştırma  yapılmıştır.  Bu  araştırmaların  çoğu,  eserin 
yazılış tarihini, Türkçe ve Farsça kelimelerin leksik-semantik anlamlarını açıklamaya yöneliktir. Bu 
çalışmada bazı sözcüklerin başka dillerde pek karşılaşılmayan özellikler ortaya konmuştur. Ancak o 
dönemin ve günümüzün bakış açısıyla her iki dilin karşılaştırmalı analizi tam olarak her yönüyle 
yapılmamıştır.  Bu  sebeble,  bu  alanda  da  araştırmalar  yapılması  gerektiği  vurgulanmıştır.  Bu 
makalede, eski Türkçe kelimeler, modern Türkçe ve Özbekçe dillerinde örneklerle karşılaştırmalı 
olarak incelenmiştir. Eserdeki kelimelerin günümüzdeki telaffuzları ve anlamları arasındaki farklar 
da ele alınmıştır. 


background image

57

“MUHÂKEMETÜ'L-LUGATEYN” ESERİNDE YER ALAN ESKİ TÜRKÇE

KELİMELERİN TÜRKÇE-ÖZBEKÇE KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ

Ruzmanova Rohila,

Şeref Reşidov Semerkant devlet üniversitesi,

Türkoloji araştırmalar enstitüsü doç.

Saparov Rahmon,

Filoloji Fakültesi Türk dili bölümü öğrencisi

Özet.

Ali Şîr Nevâî’nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn” adlı eseri, Türkçe ve Farsça dillerinin

karşılaştırmalı analizine adanmış olup, dilbilim tarihi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Nevâî,
dillerin karşılaştırılması sürecinde, etnik kökenlerini, halk arasında kullanılan kelimeleri şiir
formunda yazılmış beyitlerle kısa ve net bir şekilde açıklar. Bu nedenle, eser hakkında hem
ülkemizde hem de dünya çapında pek çok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların çoğu, eserin
yazılış tarihini, Türkçe ve Farsça kelimelerin leksik-semantik anlamlarını açıklamaya yöneliktir. Bu
çalışmada bazı sözcüklerin başka dillerde pek karşılaşılmayan özellikler ortaya konmuştur. Ancak o
dönemin ve günümüzün bakış açısıyla her iki dilin karşılaştırmalı analizi tam olarak her yönüyle
yapılmamıştır. Bu sebeble, bu alanda da araştırmalar yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu
makalede, eski Türkçe kelimeler, modern Türkçe ve Özbekçe dillerinde örneklerle karşılaştırmalı
olarak incelenmiştir. Eserdeki kelimelerin günümüzdeki telaffuzları ve anlamları arasındaki farklar
da ele alınmıştır.

Anahtar kelimeler.

Türk dilleri, “Muhâkemetü'l-Lugateyn”, ağlamak, ig‘renmek, gök,

sıkmak, usanmak, ağlamsınmak, dişi, tuz.

“MUHOKAMAT UL-LUG‘ATAYN” ASARIDAGI QADIMGI TURKIY

SO‘ZLARNING TURKIY-O‘ZBEKCHA QIYOSIY TAHLILI

Ruzmanova Rohila,

Sharof Rashidov nomidagi Samarqand davlat universiteti

Turkologiya ilmiy-tadqiqot instituti dotsenti

Saparov Rahmon,

Filologiya fakulteti turk tili bo‘limi talabasi

Annotatsiya.

Alisher Navoiyning “Muhokamat ul-lug‘atayn” asari turkiy va forsiy tillarning

qiyosiy tahliliga bag‘ishlangan bo‘lib, tilshunoslik tarixi nuqtayi nazaridan muhim o‘rin tutadi.
Navoiy tillarni qiyoslash jarayonida ularning etnik kelib chiqishini, xalq orasida qo‘llanilgan
so‘zlarni she’riy shaklda yozilgan baytlar bilan qisqa va aniq bayon qiladi. Shu bois asar haqida
yurtimizda ham, jahonda ham ko‘plab tadqiqotlar amalga oshirilgan. Bu tadqiqotlarning aksariyati
asarning yozilish tarixi, turkiy va forsiy so‘zlarning leksik-semantik ma’nolarini ochib berishga
qaratilgan. Ushbu tadqiqotda ayrim so‘zlarning boshqa tillarda kam uchraydigan xususiyatlari
ochib berilgan. Biroq har ikki tilning o‘sha davr va hozirgi davr nuqtayi nazaridan qiyosiy tahlili
to‘liq va har tomonlama amalga oshirilmagan. Shu sababli bu borada ham tadqiqotlar olib borish
zarurligi ta’kidlangan. Ushbu maqolada qadimgi turkiy so‘zlar hozirgi turkiy va o‘zbek tillaridagi
misollar bilan qiyosiy o‘rganilgan. Asardagi so‘zlarning hozirgi talaffuzi va ma’nolari orasidagi
farqlarga ham to‘xtalib o‘tilgan.

Kalit so‘zlar.

Turkiy tillar, “Muhokamatul-lug‘atayn”, yig‘lamoq, ingranmoq, osmon,

siqmoq, zerikmoq, yig‘lamasin, tishi, tuz.

ТЮРКО-УЗБЕКСКИЙ СРАВНИТЕЛЬНЫЙ АНАЛИЗ ДРЕВНЕТЮРКСКИХ

СЛОВ В «МУХАКАМАТ УЛ-ЛУГАТАЙН»


background image

58

Рузманова Рохила,

доцент Научно-исследовательского института тюркологии

Самаркандского государственного университета имени Шарафа Рашидова

Сапаров Рахмон,

студент отделения турецкого языка филологического факультета

Аннотация.

Произведение Алишера Навои "Мухокамат ул-лугатайн" посвящено

сравнительному анализу тюркского и персидского языков и занимает важное место с
точки зрения истории языкознания. В процессе сравнения языков Навои кратко и точно
излагает их этническое происхождение, слова, употребляемые в народе, стихами,
написанными в стихотворной форме. Поэтому о произведении было проведено множество
исследований как в нашей стране, так и в мире. Большинство этих исследований
направлены на историю написания произведения, раскрытие лексико-семантических
значений тюркских и персидских слов. В данном исследовании выявлены свойства некоторых
слов, редко встречающиеся в других языках. Однако сравнительный анализ обоих языков с
точки зрения того периода и настоящего времени не был проведен полностью и
всесторонне. Поэтому подчеркнута необходимость проведения исследований и в этом
направлении. В данной статье древнетюркские слова сравниваются с примерами в
современном тюркском и узбекском языках. Также рассматриваются различия между
современным произношением и значениями слов в произведении.

Ключевые слова.

Тюркские языки, «Мухокаматул-лугатайн», плакать, стонать,

небо, сжимать, скучать, не плакать, зубы, соль.

“A COMPARATIVE ANALYSIS OF OLD TURKIC WORDS IN TURKISH

AND UZBEK AS PRESENTED IN MUHAKAMAT AL-LUGATAYN”

Ruzmanova Rohila

associate professor of the Research institute of Turkology

Sharof Rashidov Samarkand state university

Saparov Rakhmon

student of the Turkish language department of the philology faculty

Annotation.

Alisher Navoi’s work Muhokamat ul-Lug‘atayn is devoted to the comparative

analysis of the Turkish and Persian languages and holds an important place in the history of
linguistics. Nevai explains the roots of languages and the words used among the public with short
and concise couplets written in poetic form during the process of comparing the languages. For this
reason, many studies have been conducted on this work both in our country and worldwide. Most of
these studies aim to explain the historical context of the work, the Turkish and Persian words used
in it, and their lexical-semantic meanings. In this study, some words with unique features that are
not commonly found in other languages have been highlighted. However, a full comparative
analysis of the two languages from both a historical and modern perspective has not been carried
out. Therefore, it is emphasized that more research in this area is necessary. In this article,
examples of old Turkish words have been comparatively analyzed in terms of their usage in modern
Turkish and Uzbek. The differences in pronunciation and usage of these words have also been
examined.

Keywords.

Turkic language, Muhokamat ul-Lug‘atayn, collection, classification,

comparison, analysis, linguistic approach, language.


background image

59

Giriş.

Bugünlerde dillerin kökeni üzerine yapılan araştırmalar giderek artmaktadır.

Günümüzde büyük bilginlerimizin eserlerinde kullanılan eski Türk dilinin kökenini incelemeye de
ayrı bir önem verilmektedir.

Orta Çağ'a baktığımızda, doğuda, özellikle ülkemizde birçok bilgin yetişmiştir. Örnek

olarak, Lütfî, İbn-i Sînâ, el-Bîrûnî, gibi dünya bilim ve kültürüne büyük katkılar sağlamış
düşünürlerden bahsedebiliriz. Yukarıda bahsi geçen alimler eserlerini genellikle Arap dilinde
yazmışlardır. Bunun sebebi, o dönemde ülkemizin Arap halifeliği egemenliği altında olmasıdır.
Burada doğal olarak bir soru ortaya çıkmaktadır. O dönemde, yukarıda adı geçen alimlerimizin
eserlerinde Türkçe kelimeler ne ölçüde kullanılmıştır? Araplar ülkemize gelmeden önce, buradaki
etnik halk Türkçe konuşuyordu. Ancak Araplar ülkemize girdikten sonra, dini, gelenekleri ve
kültürleriyle birlikte dillerini de getirmişlerdir. Her ne kadar o dönemde bilime katkı sağlamış
eserler Arap dilinde yazılmış olsa da, etnik halk konuşmalarında Türkçe ve Farsça kelimeler de
kullanmışlardır. Buna örnek olarak, Türk dilinin gelişimine büyük katkı sağlamış ve tarih
sayfalarıda silinmez iz bırakmış, söz mülkünün sultanı Ali Şîr Nevâî'ye ait “Muhâkemetü'l-
Lugateyn” adlı eserinde yer alan eski Türkçe kelimelerin, bugünkü Türkçe ve Özbek dilleriyle
karşılaştırılması büyük önem taşımaktadır. İlk olarak, Ali Şîr Nevâî'nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn”
eseri hakkında bilgi verelim:

Dilbilimdeki değerli eserlerden biri olan “Muhâkemetü'l-Lugateyn” (İki Dil Muhâkemesi)

adlı eseri Ali Şîr Nevâî hayatının son yıllarında, yani 1499 yılında (Hicri 905 yılı) yazmıştır (Qobul,
2021: 268)

.

Bunu, yazarın şu sözlerinden çıkarabiliriz:

“Shuncha ranj-u mashaqqatim qarshisida ochiq-oydin qilib yuzaga chiqarganim bu maxfiy

ilimdin xabarli bo‘lsalar, umid ulkim bu faqrni yaxshilik duosi bila yod qilg‘aylar va ruhimni uning
bila shod qilg‘aylar.”

Ruboiy:
Bu nomaki, yozdi qalamim tortib til
Ta’rixin aning jumodiyul-avval bil,
Kunning raqamini chorshanba qilg‘ il,
To‘qquz yuz yildin o‘tub erdi besh yil.”

(Qobul

, 2021: 268)

.

Rubai'ye göre, eserin yazılış tarihi Cemaziyel-Evvel ayının Çarşamba günü, 905 Hicri

yılıdır. Günümüzde ise bu tarih, 4 Aralık 1499 yılına denk gelmektedir (hangi gün olduğu
belirtilmediği için ilk Çarşamba dikkate alınmıştır) (Qobul

, 2021: 268)

.

Ali Şîr Nevâî’nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn” eseri, iki dildeki kelimelerin analizine adanmış

bir çalışmadır ve bu eserde Türk dilinin zenginliği, gücü, dönemin edebi dilleri arasında yer
alabilecek kadar yetkin ve haklı olduğunu bilimsel bir şekilde kanıtlamıştır. Bu eser ilk kez 1841
yılında Fransız bilim insanı Katramar'ın çabalarıyla Paris'te yayımlanmıştır. Özbekistan'da bu kitap,
Nevâî’nin tüm eserleri ve bağımsız bir eser olarak birkaç kez basılmıştır. Eser ilk kez 1917 yılında
HokanT'Ta Arap harfleriyle yayımlanmıştır. Son baskısı ise 2000 yılında Taşkent'te, Nevâî’nin 20
ciltlik eserlerinin 16. cildinde basılmıştır (Komisyon

, 2011: 3)

. “Muhâkemetü'l-Lugateyn” adlı

eser, yabancı dillere de çevrilmiştir. Bunun Türkçe çevirisi ise Latin harfleriyle İshak Rifat İşitman
tarafından 1941’de yapılmıştır. Eser iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türk dilinin çeşitli dil
bilgisel ve sözcük türetme olanakları, özellikle Farsça ile karşılaştırmış ve sonuçlar analitik bir
şekilde gösterilmiştir. Nevâî’nin, bu yaklaşımı 100 Türkçe kelime örneğiyle açıklamaktadır. Buna
örnek olarak yazarın şu ifadelerini delil olarak gösterebiliriz:

“ Bu yuz lafzdurki, g‘arib maqosid adosida tayin qilibdurlarki, hech qaysi uchun sort tilida

lafz yasamaydurlarki, barchasi muhtojun ilayhdurki, takallum chog‘ida kishi anga muhtoj bo‘lur.
Ko‘pi andoqdurki aslo aning mazmunin tafhim qilmoq bo‘lmas va ba’ziniki, anglatsa bo‘lg‘ay, har
lafz tafhimi uchun necha lafzni tarkib qilmag‘ uncha bo‘lmas, ul dag‘i arabiy alfoz madadi bila. Va
turk alfozida bu nav’ lafz ko‘p topilur.”

(Qobul

, 2021: 129)

. Bu kelimelerin bir kısmı şiirsel

örneklerle açıklanarak, onların ifade ettiği anlamların Farsçada bulunmadığı ve bu iş için kişinin
karmaşık kelime veya ifadeler kullanması gerektiği vurgulanmaktadır.


background image

60

Eserin ikinci bölümünde Nevâî kendi yarattığı eserler hakkında bilgi vererek, Türk dilinin

farklı bilimsel ve edebi eserler yaratma imkanını göstermeye çalışır. Nevâî, bu eserinde tüm
Türkleri, özellikle zamanının şehzade, beyleri ve yetenekli yazar ve şairlerini Türkçe yazmaya
teşvik eder. Aslında büyük edibin asıl amacı, Türk şairlerini ve yazarlarını kendi ana dillerinde
yazmaya yönlendirmektir.

Bu makaleyi yazarken, Nevâî’nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn” eseri hakkında yazılmış F.Ş.

Aslanova'nın “Ali Şîr Nevâî’nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn” eserindeki fiil sözcük türüne ait sözlerin
poetik önemi” adlı makalesi ve Muhammed Halim Yorqin tarafından yapılan bu eserin Farsça
çevirisine yazılmış önsözdeki bilgiler analiz edilmiştir. Yukarıda belirtilenlere göre, birinde
“Muhâkemetü'l-Lugateyn” eseri hakkında kısa bilgilere, diğerinde ise fiil sözcük türüyle ilgili
yönlere değinilmiştir. Bu makalede ise “Muhâkemetü'l-Lugateyn” eserinde kullanılan Türkçe
kelimelerin, günümüz modern Özbekçe ve Türkçe dilleriyle karşılaştırmalı analizi ele alınacaktır.
Ali Şîr Nevâî’nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn” eserinde, eski Türkçedeki bazı kelimelerin günümüzde
de kullanılmaya devam ettiğini görebiliyoruz. Özellikle,

“gök”

kelimesi (gök, şarkı söylemek,

kadeh, bitki) anlamlarında yer almıştır:

“Va ko‘k lafzin ham necha ma’ni bila isti’mol qilurlar. Biri ko‘k-osmonni derlar. Yana ko‘k

ohangdur. Yana ko‘ktegrada ko‘klamdur. Yana ko‘k qadog‘ni ham derlar. Yana ko‘k sabza va
o‘langni dog‘i derlar. Bu nav’ alfoz hamki, uch ma’ni va to‘rt ma’ni va ortug‘ roqkim, iroda qilsa
bo‘lg‘ ay, ko‘p borki, forsiy alfozda andoq yo‘qtur.”

(Qobul

, 2021: 236)

.

Bugün ise, bu anlamlar kısmen etkisini yitirmiş ve Türkçede

“kök”

- kök, temel ve “gök” -

gökyüzü anlamında kullanılmaktadır. (Qosimov, 2019: 56) Özbekçede ise,

“gök”

gökyüzü ve mavi

renk anlamında kullanılır. (Komisyon, 2023: 2 c)

Bununla birlikte,

“dişi”

kelimesi hayvan türlerinin cinsiyetini ayırmak için kullanılmıştır

(dişi kurt ve dişi aslan),

ve eserinde şu şekilde ifade edilmiştir:

“… Va ovda umdaki kiyikdur, turk aning erkakin «huna» va tishisin «qilchoqchi» der. Yana
suyqunning ham erkakin «bug‘u» va tishisin «maral» der. Sort ohu va gavazndin o‘zga nima
demas. Va bir sho‘ru shaynlig‘ ovki, to‘ng‘uz ovidur, aning ham erkagini «qobon», tishisin
«megachin» va ushog‘ in «cho‘rpa» derlar. Va sort barchasin «xuk» va «guroz» lafzi bila aytur.”

(Qobul

, 2021: 239)

.

Bu kelime, modern Özbekçesinde konuşmada kullanılmaz hale gelmiş olup, “dişi” kelimesi

yerine hayvanların cinsiyetini belirlemede

“urg‘ochi”

kelimesi kullanılmaktadır (Komisyon, 2023:

5). örneğin:

“urg‘ochi bo‘ri, urg‘ochi arslon”

gibi. Günümüz modern Türkiye Türkçesinde ise

“dişi”

şeklinde kullanılmaktadır (Qosimov, 2019: 37). Örnek olarak

“dişi kurt” - “dişi aslan”

anlamına gelir.

Ali Şîr Nevâî’nin iki dil analizine adanmış bu eserinde birçok fiil de tanımlanmıştır. Bu

fiillerin bazıları aşağıdaki örnekler üzerinden analiz edilmiştir:

1.

“İngramoq”

kelimesi Ali Şîr Nevâî’nin eserinde “fig‘on qilmoq” yani “inlemek”

anlamında kullanılmıştır.

“…Va ingramoq va singramoqkim, dard bila yashurun ohista «ig‘lamoqdur va oralarida

tafovut oz topilur. Turkchada bu matla’ borkim,

Bayt:

Istasam davr ahlidin ishqingni pinhon aylamak,
Kechalar gah ingramakdur odatim, gah singramak..”

(

Qobilov, 2021

: 231).

Türkçede ise,

“inlemek” – “ingramoq”,

acı veya keder nedeniyle inlemek anlamında

kullanılmaktadır. (Qosimov, 2019: 78) Özbekçede ise

“ingramoq”

- ses çıkarmadan sessizce

ağlamak anlamına gelir (Komisyon, 2023: 2).

2.

”Yığlamoq”

kelimesi “yığı” anlamına gelir ve buna “yığlamsinmoq”, “bo‘hlamoq”,

“ingramoq”, “singramoq”, “siqtamoq”, “o‘kirmoq”, “inichgirmoq”, “hay-hay yıg‘lamoq” gibi
eşanlamlıları örnek olarak sunmuştur.

Bayt:

Ul oyki kula-kula qirog‘ latdi meni,


background image

61

Yig‘ latdi meni demakki, siqtatdi meni

(

Qobul

, 2021:

230).

Özbekçede bu kelime değişmeden kalmıştır (Komisyon, 2023: 6). Türkçede ise

“ag‘lamak”

anlamında kullanılmaktadır (Qosimov, 2019: 5).

3.

“Yığlamsinmoq

” fiili sadece Türkçeye özgü olduğu belirtilir ve bu fiil Farsçaya

geçmemiştir.

“Turk beklar va mirzodalar bo‘xsamoqni forsiy til bila tilasalarki, ado qilg‘ aylar. Va

she’rning bino va madori ishqqa evrulur va oshiqliqda yig‘lamoqdin kulliyraq va doimiyroq amr
yo‘qtur va anda tanavvu’ bor: yig‘lamsinmoq mazmunidaki, turk mundoq debdurki,

Bayt:

Zohid ishqin desaki, qilg‘ ay fosh,
Yig‘ lamsinuru ko‘ziga kelmas yosh. “

(

Qobul

, 2021:

230).

Modern Özbekçede

“yıg‘lamsıramoq”

veya

“yıg‘lamsimoq”

anlamında (Komisyon, 2023:

6), Türkçede ise

“ağlayacak olmak”

anlamında kullanılmaktadır (Qosimov, 2019: 5-6 ).

4

.”Siqtamoq”

kelimesi Nevâî’ eserinde acıyla gizlice, sessizce ağlamak anlamlarında

kullanılmıştır.

“Forsiyda bu mazmunki bo‘lmag‘ay, shoir ne chora qilg‘ay? Va siqtamoqkim, yig‘lamoqda

mubolag‘ adur, turk bu nav ado qilibdurki,

Bayt:

Ul oyki, kula-kula qirog‘ latti meni,
Yig‘ latti meni demayki, siqtatti meni”

(

Qobul

, 2021:

231).

Bu kelime Özbekçede pratikte kullanılmaktadır (Komisyon, 2023: 4), Türkçede ise

“sıkılmak”

anlamında kullanılmaktadır (Qosimov, 2019: 146).

5.

”O‘kirmoq”

kelimesi de Nevâî’nin eserinde aşırı güçlü bir sesle, belirli olmayan, ölçüsüz

ve kendini kontrol edemeyen bir durumun edebî

bir şekilde ifade edildiğini görmek mümkündür.

“Yana biyik un bilaki, i’tidolsiz oshub bila yig‘lag‘ aylar, ani o‘kurmak derlar. Chun

o‘kurmak muqobalasida forsiy tilda lafz yo‘qtur, forsiygo‘y shoir muningdek g‘arib mazmun
adosidin mahrumdur. Yana yig‘lamoqning o‘kurmaki muqobalasida inichkirmak dag‘i bor va ul
inchka un bila yig‘ lamoqdur va ul turk lafzida bu nav’ tarkib bila ado topibdurkim, va turkchada ul
ma’nida matla’ borkim,

Bayt:

Ishim tog‘ uzra har’yon ashk selobini surmakdur.
Firoq oshubidin hardam bulut yanglig‘ o‘kurmakdur.”

(

Qobul

, 2021:

231)

Özbekçede bu kelime asl şeklini korumuştur

(Komisyon

, 2023

: 4). Türkçede ise bu

kelimenin anlamı

“böğürmek”

veya

“kükremek”

şeklinde ifade edilmektedir

(Qosimov

, 2019

: 20).

6. Eserde yer alan

“qimsanmoq” ve “qizg‘anmoq”

kelimeleri de önemli kabul edilmektedir.

“Yana turk alfozida qimsanmoq va qizgʻanmoq ikki g‘arib lafzdurki, aning adosi bu baytda

borki,

Bayt:
Uzoringni ocharg‘a qimsanurmen,
Vale el ko‘rmagiga qizg‘anurmen”

(

Qobul

, 2021:

232).

Özbekçede de bu kelime

“kıskanmak”

gibi anlamları taşımaktadır

(Komisyon, 2023: 4 c).

Bu kelime, modern Türkçenin açıklamalı sözlüğünde

“kıskanmak” veya “imrenmek”

şeklinde

transkribe edilmiştir (Qosimov, 2019: 94).

7.

”Usanmoq”

kelimesi Nevâî’nin eserinde

“takip etmek

” anlamına gelirken (

Qobul

, 2021:

223)

, modern Türkçede

“usanmak”

- yorgunluk, sıkılma, bir şeyden bıkma anlamına gelir

(Qosimov,2019: 166). Özbekçede ise bu kelime açıklamalı sözlüklerde yer almamaktadır.

Eski Türkçede

“tuz”

kelimesi, ova, dürüst insan, iki kişi arasını bozan anlamlarına

gelmektedir. Bunun durumu Nevâî’nin yukarıda adı geçen eserinde görebiliriz.

“Yana andoqki, tuz lafziki necha ma’ni iroda qilsa bo‘lur. Biri tuzki, o‘q yo nayzadek

nimani derlar- Yana — tuz hamvor dashtni derlar. Yana tuz—rost kishini derlar. Yana tuz—sozni


background image

62

tuzmakka amr qilmog‘ni, yana tuz - ikki kishi orasida muvofaqat solmog‘ni (derlar). Yana tuz - bir
majlis asbobini ham desa bo‘lur”

(

Qobul

, 2021:

236).

Bu kelime Türkçede

“Yemeklerde kullanılan tuz”

anlamını taşımaktadır (Qosimov, 2019:

167). Özbekçede ise “tuzmok” ve yemeklerde kullanılan “

tuz”

anlamlarında kullanılmaktadır

(Komisyon, 2023: 5).

Sonuç olarak, Ali Şîr Nevâî’nin “Muhâkemetü'l-Lugateyn” eserinde yer alan kelimeler,

günümüzde hâlâ önemini kaybetmemiştir. Bunun açık örneklerini yukarıdaki tahlillerle görme
imkanımız oldu. Bu durum köken bakımından bir olan tüm dillerdeki kelimelerin zamanla
telaffuzda değişikliklere uğrasa da, genel şekil ve anlamlarını koruduğunu göstermektedir. Milletleri
birbirine bağlayan temel aracın dil olduğunu göstermesi bakımından mühim bir göstergedir. Bazı
kelimelerdeki anlam değişikliklerinin etnik özelliklerle ilgili olduğunu belirtmek yerinde olur.
Kendi gelenek ve göreneklerini korumak isteyen bir millet, öncelikle dilini korumalıdır. Dili
korumak için de kelimelerin tarihsel kökenlerini ve anlamlarını bilmek gerekir. Ancak o zaman dil,
konumunu koruyabilir.

Kaynakça:

1.

Ali Şîr Nevâî

Mahbubu'l-Kulup. Muhâkemetü'l-lugateyn:

eser/çevirmen Bahodir Qobul. –

Taşkent: G‘afur G‘ulom Yayıncılık, 2021. – 280 sayfa.

2.

Türkçe-Özbekçe Sözlük. Turkcha-O‘zbekcha Lug‘at. Özbekçe-Türkçe Sözlük. O‘zbekcha-
Turkcha Lug‘at.

D Qosimov – Taşkent: Ilm-ziyozakovat, 2019. – 432 sayfa.

3.

Özbek Dilinin Açıklamalı Sözlüğü: Cilt II, III, IV, V, VI.

Komisyon – T.: G‘afur G‘ulom

Yayıncılık, 2023.

4.

Vohidov, R., Eshonqulov, H.

Özbek Klasik Edebiyat Tarihi.

– T: “Yangi asr”, 2006.

5.

“Özbek Edebiyatı ve Sanatı”

Gazetesinin. Komisyon, 2011 Yılı 11. Sayısı.

Bibliografik manbalar

Ali Şîr Nevâî Mahbubu'l-Kulup. Muhâkemetü'l-lugateyn: eser/çevirmen Bahodir Qobul. – Taşkent: G‘afur G‘ulom Yayıncılık, 2021. – 280 sayfa.

Türkçe-Özbekçe Sözlük. Turkcha-O‘zbekcha Lug‘at. Özbekçe-Türkçe Sözlük. O‘zbekcha-Turkcha Lug‘at. D Qosimov – Taşkent: Ilm-ziyozakovat, 2019. – 432 sayfa.

Özbek Dilinin Açıklamalı Sözlüğü: Cilt II, III, IV, V, VI. Komisyon – T.: G‘afur G‘ulom Yayıncılık, 2023.

Vohidov, R., Eshonqulov, H. Özbek Klasik Edebiyat Tarihi. – T: “Yangi asr”, 2006.

“Özbek Edebiyatı ve Sanatı” Gazetesinin. Komisyon, 2011 Yılı 11. Sayısı.

Муаллифнинг (муаллифоарнинг) энг кўп ўқилган мақолалари