Mualliflar

  • Ruzmanova Rohila

DOI:

https://doi.org/10.71337/inlibrary.uz.ustozlar.112484

Kalit so‘zlar:

Anahtar kelimeler. Türk dünyası alifbe yazım türk dili bilim okulu takip.

Annotasiya

Özet. Bu makale, Semerkant’ta yaşayıp faaliyet gösteren A.Fitrat, R.Kungurov, J.Eltazarov 
gibi  Türk  dünyasının  dili,  alfabesi,  edebiyatı,  kültürü  ve  tarihi  alanlarında  bilimsel  araştırmalar 
yaratan  öğretmenlerin  faaliyetlerini  ve  Türk  dünyası  konularındaki  önemli  görüşlerini  ele 
almaktadır.  Ayrıca,  Türk  dünyası  araştırmalarının  gelişimine  katkıda  bulunan  Türkologlar 
tarafından oluşturulan bilimsel okul ve onun günümüzdeki faaliyetleri ele alındı. 


background image

36

SEMERKAND TÜRKOLOJİ EKOLU

Ruzmanova Rohila,

Şeraf Reşidov Semerkand devlet üniversitesi

Türkoloji araştırmalar enstitüsü doç. Dr.

Özet.

Bu makale, Semerkant’ta yaşayıp faaliyet gösteren A.Fitrat, R.Kungurov, J.Eltazarov

gibi Türk dünyasının dili, alfabesi, edebiyatı, kültürü ve tarihi alanlarında bilimsel araştırmalar
yaratan öğretmenlerin faaliyetlerini ve Türk dünyası konularındaki önemli görüşlerini ele
almaktadır. Ayrıca, Türk dünyası araştırmalarının gelişimine katkıda bulunan Türkologlar
tarafından oluşturulan bilimsel okul ve onun günümüzdeki faaliyetleri ele alındı.

Anahtar kelimeler.

Türk dünyası, alifbe, yazım, türk dili, bilim okulu, takip.

SAMARQAND TURKOLOGIYA MAKTABI

Ruzmanova Rohila,

Sharof Rashidov nomidagi Samarqand davlat universiteti

Turkologiya ilmiy-tadqiqot instituti dotsenti

Annotatsiya.

Ushbu maqolada Samarqandda yashab faoliyat olib borgan turkolog olimlar

A.Fitrat, R.Qo‘ng‘urov, J.Eltazarov kabi turk dunyosi tili, alifbosi, adabiyoti, madaniyati va tarixi
sohalarida ilmiy tadqiqotlar yaratgan ustozlar faoliyati, turk dunyosi masalalaridagi muhim
qarashlari yoritildi. Shuningdek, turk dunyosi tadqiqotlari rivojiga hissa qo‘shgan turkologlar
tomonidan yaratilgan ilmiy maktab, uning hozirgi kundagi faoliyatiga nazar tashlandi.

Kalit so‘zlar.

Turk dunyosi,

alifbo, imlo, turk tili, ilmiy maktab, izdoshlik.

САМАРКАНДСКАЯ ТУРКОЛОГИЧЕСКАЯ ШКОЛА

Рузманова Рохила,

доцент Научно-исследовательского института тюркологии

Самаркандского государственного университета имени Шарафа Рашидова

Аннотация.

В данной статье освещается деятельность ученых-тюркологов,

живших и работавших в Самарканде, таких как А.Фитрат, Р.Кунгуров, Ж.Эльтазаров,
которые проводили научные исследования в области языка, алфавита, литературы,
культуры и истории тюркского мира, а также их важные взгляды на вопросы тюркского
мира. Также была рассмотрена научная школа, созданная тюркологами, внесшими вклад в
развитие исследований тюркского мира, и ее текущая деятельность.

Ключевые слова.

Тюркский мир, алфавит, орфография, турецкий язык, научная

школа, преемственность.

SAMARKAND TURKOLOGICAL SCHOOL

Ruzmanova Rohila,

associate professor of the Research institute of Turkology

Sharof Rashidov Samarkand state university

Abstract.

This article covers the activities of Turkologist scholars A.Fitrat, R.Kongurov,

J.Eltazarov, who lived and worked in Samarkand and created scientific research in the fields of
language, alphabet, literature, culture and history of the Turkic world, as well as their important


background image

37

views on the issues of the Turkic world. Also, the scientific school created by Turkologists who
contributed to the development of Turkic world studies and its current activities are reviewed.

Keywords.

Turkic world, alphabet, spelling, Turkish language, scientific school, succession.


Dünyanın tüm evrimlerinde, özellikle Birinci ve İkinci Rönesans döneminde araştırmalarıyla

dünyanın gelişmesine katkıda bulunan bilim adamlarının çoğunun hayatı Semerkant şehri ile
bağlantılıdır. Bununla ilgili tarihi kaynaklarda pek çok bilgi bulunmaktadır. Dolayısıyla Ebu Hoca
Tahiriʼnin X. yüzyılda "Zenginlik istiyorsanız Hindistanʼa, ilim istiyorsanız Mekkeʼye, ikisini
birden istiyorsanız Semerkantʼa gidin" demesi boşuna değildir. "Yeryüzünün cilası" tabirinin aslında
o zamanın bu kadim şehrinde yaşanan güçlü aydınlanmayla ilgili olarak söylendiği söz konusudur.

Büyük düşünürlerden Hakim Tirmizi, Allahʼın önce ilmi, sonra büyüklüğü yarattığını çok

güvenilir örneklerle açıklıyor. Demek ki dinimizin özü, insanın manevi mükemmelliğine ve bilime
dayanmaktadır. Tarihi kaynaklar, Semerkantʼta bilimin oldukça gelişmiş olduğunu belirtmektedir.
Devletşah Semerkandi, "Tazkirat uş-şuaro" adlı risalesinde 300ʼden fazla sanatçı ve düşünür
hakkında bilgi veriyor. Ali Şir Nevai, Z.M.Babur, İbn Arabşah, İspanya Kralıʼnın elçisi Gonzalez de
Klaviho da bu ülkenin alimlerinin isimlerini zikrediyor.

Mirza Uluğ Bey dönemi Semerkantʼta bilimin gelişmesinde özel bir yere sahiptir. Astronomi

biliminin önde gelen temsilcileri burada çalışmış, dolayısıyla "Ziji Köragoni" bu temelde
yaratılmıştır. Ayrıca büyük alim, Uluğ Bey medresesinde bir medrese-yi aliyeyi oluşturmuş

ve Doğu

dünyasının en büyük alimlerini buraya
çekmiştir. Şu anda faaliyet gösterdiğimiz
Semerkant Devlet Üniversitesiʼnin bu
medresenin varisi olarak tanınması boşuna
değildir.

Semerkand Devlet Üniversitesi,

Özbekistanʼın ilk bilim merkezlerinden
biridir. Uluğ Bey medresesinin devamcısı
sayılan bu üniversitede ülkemizdeki
bilimsel alanda öz sözü ve yerine sahip
olan dil ve edebiyat okulları kurulmuş ve
halen faaliyet göstermektedir. Burada ünlü
Türkologlar

yaşayarak,

araştırmalar

yapmışlardır. Özbekistanʼın ilk profesörü
olan Abdurauf Fıtrat, bilimsel ve pedagojik
faaliyetlerini

Semerkant

Devlet

Üniversitesiʼnde

yürüten

bilim

adamlarından biridir. Fıtratʼın, filoloji sistemindeki hemen hemen tüm çağdaş bilimsel bölümlerin
kurucusu olduğu, dilimiz hakkinda bilgiler veren ve bu konuda bilimsel çalışmalar yürüten
araştırmacı olduğu da bilinmektedir. İstanbulʼda eğitim gören ve irtibatlarını sürdüren Fıtratʼın
"Dîvânü lugātiʼt-Türk" kitabının ilk tercümanı olduğunu ve "Divan"daki şiirsel kısımları Özbek
Türkçesine çevirerek ders kitabında yayınladığını belirtmek gerekir. Fıtrat Türkçeyi hep korumuş ve
bu dilin durumunu iyileştirmek için hep mücadele etmiştir.

Bizim çok zengin ve güzel bir dilimiz var, bu dilde ifade edilemeyecek hiçbir düşünce,

duygu, hal yoktur. Nitekim Özbek dili, kelime hazinesinin zenginliği, müzikalitesi, ezgiselliği,
kelime birleştirme kolaylığı, atasözleri ve deyimlerin çokluğu, sözlerinin zenginliği ile diğer
dillerden ayrılmaktadır. Bu anlamda zengin ve köklü bir tarihe sahip olan dilimizi ve paha biçilmez
eserlerini gelecek nesillere özenle korumak her birimizin görevidir.

Dünyanın en zengin ve en mutsuz dili hangi dildir? Biliyor musunuz? Türkçe. Dünyanın en

zengin dili Türkçedir, en sefil dili ise (1) yine Türkçedir. Zenginlerin mutsuzluğu Sovyet
hükümetinde yaygın bir şey. Bundan önce mutluyduk diyenler dilimizin durumunu bilmeden
konuşuyorlar. Bir dilin zenginliği, kelimelerin çokluğu (kasrati kalimot) (2), telaffuzun genişliği

Semerkand Türkoloji okulunun üyeleri. Prof.Dr.

Rahmatılla Köngurov, Prof. Dr. Nasir Abdurahmanov,

Prof. Dr. Juliboy Eltazarov, Doç. Dr. Karşıbay

Usmanov, Doç.Dr. Talib Jurayev. (1986)


background image

38

(vustati iştikak) (3), tamlığı (mükemmelliyati kavaid) (4) ile olur. Türkçede kelime çokluğu var mı?
(Arapların sözlerinde kasrati kelimat var mıdır?) Bu kelimenin birkaç yüz yıl önce ortaya çıktığı ve
cevabını Nevaiʼnin "Muhâkemetü’l-Lugateyn" kitabından aldığı söylenmektedir. Nevaiʼnin kitabı
her ne kadar Türk dilinin zenginliğini ifade ederse de kendisi Türk dilindeki kelime bolluğunun çok
iyi farkındadır. Nevai tek başına "

ağlamak

"

(ingramoq, singramoq, inchkirmak, yigʻlamoq,

yigʻlamsinmoq, oʻkirmak, siqtamoq

) (..) kelimesinin türlerini belirten pek çok Türkçe kelime

yazıyor. İşte bir olayın yedi türü vardır ve aralarında ince farklar olabilir.

Bu Türkçede alışılmadık bir durum değil. Arapça

nufuz, murur, ubur

, Türkçeʼde

ötmak,

geçmek, artmak

gibi kelimeler vardır. Arapça

emel

karşısında, Türkçe

dilek, istek, orhan

var. Arapça

zarf

yanında Türkçe

kap

var. Arapça

fende manfaat

yerinde Türkçe

tosih, unum

var. Arapça

kalp

yerinde Türkçe

yürek

ile

gönül

var.

Arapça

sadr

için Türkçe

göğüs

ile

gönül

var.

Türkçe sözlük yazmak istediğimde Türkçenin kelime
hazinesi hakkında daha fazla yazamıyorum. Türkçe

"ilm"

(bilgi)

kelimesinden türetilen kelimeler şunlardır:

Bil, bilar, bilajak, bilgʻusi, bilgay, bilsa,

bilsachi, bilay, bildi, bilibdir, bilgan, bila boshladi, bila
yozdi, bila oldi, bila turdi, bila berdi, bilib, bilgach,
bilgali, bilmak, bilish, biluv, bilmov, bilim, bilgi, bilik,
bilgili, bilguchi, bilmakchi, bilgur, bilmagay, bilmagan,

bilmay, bilimsiz, bilmas, bilmaslik.

İşte tek fiillerden 13 fiil ve bileşik fiillerden 6 fiil.

Bileşik fiillerin her birinin bir komutu, olması (5),
durum, gelecek (6), durum, motivasyonu vardır (7).
13x6=78 olur. Bunlara uft (8), zaman, ettirgen fiiller
eklenirse 81 olur. İsim (9) ve 18 yazılı sıfatın
eklenmesiyle 99 kelime elde edilir. Bu 99ʼda hepsi (10)

kelimesi bir emirdir (yani

bil

kelimesidir). Yani Türkçede

tek kökten 98 kelime elde edilebilmektedir. Şimdi
(mukemmelliyeti kavoidiğe) bakalım.

Arap, Fars, Rus, Alman ve Fransız dillerinden herhangi

birinin sarf (11) kitaplarını ele alırsak, birden fazla kelimenin bir kelime oluşturacak şekilde
yazıldığını, ardından dört veya beş kelimenin fazla (istisnai) olarak belirtildiğini görürüz.) Böyle bir
kelime Türkçe kelimelerde bulunamaz. Türkçe kullanımında herhangi bir istisna yoktur…

…dünyanın en büyük hakimi olgan İbni Sinaʼnın bir Türk olduğunu görelim. İkinci Arastu

ise Farobi Türkʼtür. Arapçaʼyı sonsuza kadar yaşatacak olan
Cevhari bir Türkʼtür (15). "Vahdet-i Vücud" felsefesinin
imamlarından biri olan Celaleddin Rumi, Türkʼtür. Fars
edebiyatının peygamberlerinden biri olan Nizami Türkʼtür.
Burada isimleri yazılanlar sadece Türkler değil, bütün dünyanın
büyük insanlarıdır.

…Eğer bilgilerini Türkçe yazsalardı Türk milletinin

durumu muhtemelen farklı olurdu…

Bunu kim söyledi? "Şems"in Türkçe karşılığı "güneş"tir.

"Kevakip"in Türkçe karşılığı yıldızlardır. "Minver"in Türkçe
karşılığı ateştir. "Sahobi Munevver" parlak bir buluttur;
"handasa" bir ölçü yazısı, çizgidir, "zaviye" bir keredir.
"Kevakibi sabite" duran bir yıldızdır. "Kevkabi zu-zanab" bir
kuyruklu yıldızdır.

Bir kaç terimlerin Türkçe versiyonunu bugüne kadar

bulamadık…

Abdurauf Fıtrat

Buhara’da

(ortada) (1908)


background image

39

Yazı, 12 Haziran 1919 tarihli "İştirokiyun" gazetesinin 132. sayısında yayımlanmıştır.

Birçok kişinin ilgisini çekmesi ve çeşitli tartışmalara yol açması nedeniyle bu gazetenin 23
Ağustos tarihli sayısında Fıtrat, "Dilimiz" başlığıyla yeniden karşımıza çıkmış, çeşitli mektup ve
sorulara yanıt vermiştir.

Çok zengin ve güzel bir dilimiz var, bu dilde ifade edilemeyecek hiçbir düşünce, duygu, hal

yoktur. Nitekim Özbek dili, kelime hazinesinin zenginliği, müzikalitesi, ezgiselliği, kelime
birleştirme kolaylığı, atasözleri, deyim ve deyimlerin çokluğu, sözlerinin zenginliği ile diğer
dillerden ayrılmaktadır. Bu anlamda zengin ve köklü bir tarihe sahip olan dilimizi ve paha biçilmez
eserlerini gelecek nesillere özenle korumak her birimizin görevidir.

1937-38 yılları baskılarının yarattığı korkunç atmosfer, 50ʼli yıllardaki ideolojik

"temizleme" ve egemen ideolojinin sürekli "uyanıklığı" nedeniyle, Sovyet Cümhuriyetlerinde
Türkoloji araştırmaları tehlikeli bir faaliyet olarak görülüyordu. 1970ʼli yılların başlarında bu
konudaki baskılar biraz azaldı, doğal olarak Türkoloji çalışmaları da canlanmaya başladı. Mesela
1972 yılından itibaren "Sovyet Türkolojisi" dergisi yayınlanmaya başlamış ve aynı yıl 1926
yılından bu yana ilk kez Baküʼde Türkoloji Kongresi (1. Tüm Birlik Türkoloji Konferansı)
toplanmıştır.

Yukarıda adı geçen büyük Türkologların çalışmalarının devamı olan Prof. Rahmatılla

Köngurovʼun Türkoloji konusundaki çalışmalarının başlangıcı o dönemlere dayanmaktadır. Bilim
adamı, 1955 yılında Leningradʼda düzenlenen "Kelime grupları teorisinin sorunları (farklı dil
türlerinin materyallerine dayalı)" konulu konferansa katılmış ve "Türk dillerinde farklı sıfat
işaretleri" başlıklı raporunu sunmuştur. Türkoloji üzerine yaptığı ilk araştırmanın sonuçlarını
anlatmıştır. Bu raporda, özellikle Türk dillerindeki kelime gruplarına yaklaşımlarda, kelimenin
(sözcük birimi) (anlam, görev, alan) ayırıcı işaretlerinden hareketle düşünülmesi ve geleneksel
kalıplara dayanılmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

Geçen yüzyılın 60ʼlı yıllarının başında, ünlü Türkolog Prof. Yevgeniy Polivanov

rehabilitasyondan sonra, onun büyük bilimsel mirasını incelemek ve yaygınlaştırmak acil bir görev
olarak görüldü. Polivanovʼun eserlerinin bilimsel olarak araştırılması, Türkoloji araştırmalarının
canlanması açısından özel bir önem taşıyordu. Bunun bilincinde olan Prof. R. Köngurov, 1964
yılında Semerkantʼta düzenlenen Polivanov konferansının organizatörlerinden biri oldu. Bu
konferansta "Y.D. Polivanov ve Özbek Dilbilimi" konusunda konuşma yapan bilim adamı, daha
sonra bu araştırmacının Türkoloji alanındaki çalışmalarını yorumlayan "Y.D. Polivanovʼun
Türkoloji Araştırmaları Hakkında" başlıklı bir makale yayınladı. Belirtmek gerekir ki Y.D.
Polivanov, 1927-1932 yıllarında Prof. R.Köngurovʼun başkanlığını yaptığı Özbekçe dil bilimi
bölümünde 1971 yılından ömrünün sonuna kadar çalışmıştır. Bölümde daha sonra Polivanov-
Köngurov Türkoloji araştırmaları kolunun oluşması tesadüf değildir.

Geçen yüzyılın 70ʼli yıllarından bu yana Prof. R. Köngurov, eski Sovyetler Birliği ve

Özbekistanʼda Türkoloji çalışmalarına yönelik tüm bilimsel konferanslara konuşmacı, organizatör
veya editörü olarak katkıda bulunmuştur. Örneğin, 1973 yılında Almatıʼda düzenlenen Türk
dillerinin diyalektolojisi üzerine bölgesel konferansta, 1979 yılında bu şehirde düzenlenen II. Tüm
Birlik Türkoloji Kongresiʼnde, 1975ʼte Moskovaʼda toplanan Türk dillerinin sözlükbilimi
konferansında, 1979ʼda Semerkantʼta düzenlenen Türk dilleri diyalektolojisi konulu VIII. Ulusal

konferansta, 1980ʼde Taşkentʼte, 1984ʼte Aşkabatʼta, 1988ʼde Frunzeʼde gerçekleştirilmiş III, IV ve
V Türkoloji toplantılarında, 1986ʼda Moskovaʼda gerçekleşen Türkçe onomastika (isim bilimi)
konulu Sovyet devletleri konferansında Türk dilinin üslup bilimi, diyalektoloji, onomastik ve
dilbilimsel terminolojisi konulu kapsamlı konuşmalarıyla katılır ve aynı zamanda bu konferansların
organizatörleri listesinde yer alır.

Prof. R.Köngurovʼun katıldığı son Türkoloji konferansı, 1993 yılında Taşkentʼte düzenlenen

"Orta Türk Dilinin Oluşumu Sorunları" konulu uluslararası konferanstı. Bilim insanı, bu
konferansta Prof. J. Eltazarov ile birlikte "Eski Türkçe kelimelerin etkinleştirilmesi — Orta Türkçe
için kelime seçme yöntemlerinden biri" konulu bir konuşma yapmıştır. O konferansın
organizatörlerinden ve şu anda ÖzFAʼnın sorumlu görevlisi olan Prof. B. Karimov, bu raporu


background image

40

yüksek değerlendirerek, "Prof. R.Köngurovʼun katılımının konferansın prestijini ciddi şekilde
artırdığını" itiraf etmiştir.

Bilim adamı, 1973ʼten bu yana eski Birliğin Türkologlar Kurumuna üye seçildi ve on yıllar

boyunca bu kurumun bilimsel oturumlarına katıldı. Ülkemiz bağımsızlığını kazanmasından sonra
Türkoloji çalışmalarının gelişiminde yeni bir dönemin başladığını hisseden Prof. R.Köngurov, 1992
yılında Türk araştırmacı Şeref Yılmazʼı bölüme davet ederek ona Özbekçe ve Türkçeʼnin çağıştırma
dilbilgisi ile ilgili bir konu verdi. Şeref Yılmaz 2000 yılında yüksek lisans tezini savundu.

Prof. R.Köngurovʼun Türkoloji çalışmalarını hakkıyla

sürdürmek ve yeni nesil Semerkant Türkologlarını oluşturmak
hocanın hayaliydi. Bu çalışmayı sürdüren ve Türk dünyasının
birliğine katkıda bulunan Türkolog Prof. J. Eltazarovʼdur. Ünlü

dilbilimci ve türkolog, filoloji bilimleri doktoru, profesör
Juliboy Danabayeviç Eltazarov, sadece Özbekistan'da değil,
tüm Türk dünyasında tanınan insanlardan biridir. Hoca, bilim
adayı olduktan sonra kısa sürede uluslararası toplum tarafından

türkolog olarak tanındı. Rusça, İngilizce, Farsça, Tacikçe,
Japonca, Korece, Kürtçe ve Bulgarca dillerinin yanı sıra
Türkçe, Uygurca ve Kazakça dillerini de mükemmel derecede

bilmektedir. Bu nedenle J.Eltazarov'un 1999'dan bu yana bir
ayağı Özbekistan'da, diğer ayağı ise sürekli Asya ve Avrupa'da
dolaşıyor. 1999-2000 yıllarında Pusan Yabancı Diller
Üniversitesi Orta Asya Dilleri (Kore Cumhuriyeti) Bölümünde,

2003 ve 2005 yıllarında Berlin Humboldt ve Frey
Üniversitelerinde (Almanya) profesör olarak görev yaptı.2007-
2010'da Osaka Üniversitesi Dünya Dilleri Enstitüsü (Japonya)
Profesörü, 2010-2014'te Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

Çağdaş Türk Dilleri Bölümü(Türkiye)'nde profesör olarak görev yaparak, Güney Kore, Almanya,
Japonya ve Türkiye'de paha biçilmez uluslararası deneyim kazandı.

Türkoloji ve altayistik alanındaki kapsamlı araştırmaları ve Özbekistan ile bu ülkeler

arasındaki bilimsel ve kültürel işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik hizmetleri nedeniyle Türkiye
Cumhuriyeti "Üstün Hizmet" Madalyası ve Moğolistanʼın "Cengiz Han" Madalyası ile
ödüllendirildi.

Hoca, türkoloji, metin çalışmaları, kaynak çalışmaları, dil bilimi, çeviri çalışmaları, folklor

çalışmaları, edebi süreç, diyalektoloji ve jeopolitik alanlarında uzmandır.

2003 yılında Almanyaʼnın Berlin Humboldt Üniversitesiʼnde "Dil ve kültür öğretim

teknikleri ve teknolojisine ilişkin yeni yöntemlerin incelenmesi" projesi uygulandı, 2005 yılında
Berlin Humboldt Üniversitesi ve Berlin Frei Üniversitesiʼnde "Özbekistanʼda XX. Yüzyılda Dil,
Alfabe ve Yazım Tarihi Reformu" projesi için DAAD hibesi verildi. 2010-2011 yıllarında
Türkiyeʼnin Muğla Sıtkı Koçmanʼda yürütülen "20. Yüzyılda Türkistanʼda Basmacılar Hareketinin
Sözlü Tarihi" projesi, 2007-2012 yıllarında Japonya Osaka Üniversitesiʼnde "Dünyadaki Etnik
Çatışmalarda Dil-Kültür Bağlamsal Çalışmalar" projesinin üyesi olarak çalıştı.

2019-2022 yılları arasında Şeraf Reşidovʼun adını taşıyan Semerkand Devlet

Üniversitesiʼnde uygulanan AIF-2/13 "Özbekistanʼın yüksek öğretim kurumlarında öğretmen
faaliyetlerinin değerlendirilmesi" adlı yenilikçi projenin koordinatörü olarak çalıştı.

Profesör J. Eltazarov, filoloji ve Türkoloji bilimlerinin gelişmesine ve öğretilmesine büyük

katkı sağlayan, Türkolojinin modern sorunları üzerinde araştırmalar yapan ve eğitimi geliştiren,
üniversitede Türkoloji okulunu kuran, büyük bilgi ve deneyime sahip bir bilim adamıdır.

Profesör J. Eltazarov, Türk Dil Kurumu (Türk Dil Kurumu), Harvard Üniversitesi Merkezi

Avrasya Araştırmaları Topluluğu (CESS), Dünya Orta Doğu Araştırmaları Kongresi (WOCMES),
Japonya'nın Tianshan Araştırmaları Topluluğu dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası bilimsel
topluluğun yönetim kurulu üyesidir.

Prof. Dr.

Rahmatulla

Köngurov

(1933-1994)


background image

41

Türkiye Cumhuriyeti Uluslararası Türk Lehçe Araştırma Dergisi (TÜRKLAD), Akademik

Tarih ve Düşünce Dergisi (ATDD), Karadeniz uluslararası bilimsel dergisinin yayın kurulu üyesidir.

Tanınmış Türkolog ve dilbilimci Juliboy Eltazarov, Türkoloji biliminin gelişmesi için

çalışıyor. Eltazarov sadece bir Türkolog değil, aynı zamanda jeopolitik konuları derinlemesine
analiz edebilen ve bilimsel sonuçlar çıkarabilen bir bilim adamıdır. Türk devletlerinin teşkilatının
yapısı ve faaliyetlerine ilişkin şu analitik düşünceleri görüşümüzün kanıtıdır: "Etno-dilsel
bütünleşme ve tüm-Türk bütünleşmeciliği örnekleri. Pan-Türk integralizmi hareketinin ve
ideolojisinin altında yatan fikir, politikacılardan farklı olarak ilerici bilimin temsilcileri tarafından
farklı yorumlanıyor. Özellikle aşağıdaki yazarların eserlerinde "pan-Türkizm" kavramıyla ilgili pek
çok tanımlamaya rastlamak mümkündür. Örneğin Charles W. Hostler şunları tanımladı: "...Türk dili
konuşan tüm halkların siyasi ve kültürel birliğini amaçlayan bir hareket", Jakob Landau: "...ana
hedefi bir birlik oluşturmak olan bir hareket Türk halklarının kültürel temelde birliğidir."
"Türklüğün Kökeni ve Evrimi" kitabının yazarı, Ph.D. Rafael Mukhammeddinov bu sosyal
süreci/olgusu şu şekilde tanımlıyor: gelişimine katkıda bulunan bir fikirler sistemi... ". Türk
bütünlükçülüğüne, siyaset ve jeopolitik çıkarları dışarıda bırakan yaklaşımların oldukça ılımlı
olduğu, dünyanın 10 milyon kilometre karesine yayılmış Türk halklarının kültürel temelli bir birliği,

bu halkların birlik, kardeşlik ve dayanışması olduğu ve aynı
zamanda dünyanın barışı ve kalkınması da bir hizmet eylemi
olarak değerlendirilmektedir.

Uluslararası kuruluşlar öncelikle üye ülkelerin sosyo-

politik, ekonomik ve kültürel ihtiyaçlarına göre oluşturulur,
dolayısıyla Türk halkları, bağımsız Türk devletleri arasında
birlik, topluluk gibi uluslararası bir birlik oluştuğunda Kuzey'de,
Doğu ya da Batı'daki süper güçlerin isteklerine göre değil, ulusal
çıkarlara ve uluslararası hukuka göre kurulması gerekecek.
Ülkelerimiz öncelikle Türksoy'u, daha sonra Türk Keneşi'ni ve
Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi'ni kurarak bu
çalışmanın ilk aşamasını hayata geçirdi. Gerçek bir siyasi ve

ekonomik topluluk veya birlik kurma aşaması daha yeni
başlıyor.

Günümüz dünya siyasetinde ve ekonomisinde Türk

dünyasının yeri vardır ve tek sorun buranın layıkıyla işgal edilmesidir. Türk dünyasının bugünkü
jeopolitik durumu, konumu ve potansiyeli yakın gelecekte böyle bir pozisyon alması için yeterlidir.
Bugün dünyada yeni, alışılmadık coğrafi ve devletlerarası iletişim formatları oluşuyor, dünün
durumlarından farklı olarak mevcut medeniyetlerin işlevsel parametreleri değişiyor. Küresel
değişimlerin yaşandığı bu dönemde Türk Keneşi, Türk dünyasının kalkınmasına yönelik faaliyet,
taktik ve stratejilerini iyi düşünülmüş bir plan temeline oturtmalıdır.

Dünyada oluşan jeopolitik senaryolarda Türk dünyası faktörünü dikkate alan ortak bir dış

politikanın yürütülmesi gerekecektir. Öncelikle modern dünyanın kalkınma trendini takip etmek,
ülkelerimizin siyasi, ekonomik ve idari yeteneklerini kalkınmanın en umut verici yönlerine
yönlendirmek ve harcamak gerekiyor. Yeni teknolojilere, “dijital ekonomiye”, “bilgi ekonomisine”
yönelmek, gelişmiş ülkelerin deneyimlerini derinlemesine incelemek gerekiyor. Türk dünyasının
siyasi platformu daha adil bir dünya düzeninin kurulması olmalıdır. Unutulmamalıdır ki 19. ve 20.
yüzyıllarda dünyada var olan düzen Türk dünyasının aleyhine çalışmış ve onu yok olmanın eşiğine
getirmiştir. Öncelikle karşılıklı entegrasyonun sağlanması, ardından dünyanın diğer finans ve
medeniyet merkezleriyle eşitlik ve karşılıklı faydaya dayalı ilişkiler kurulması önemlidir. Türk
dünyasının tek bir jeopolitik mekân ve bağımsız bir medeniyet yapısı olarak oluşması nihai hedeftir.
Jeopolitik alanın organizasyonu için olası seçenekler nelerdir, Türk dili konuşan ülkeler arasında
oluşturulan bütünleyici yapıların faaliyetlerinin küresel kalkınma eğilimlerini dikkate alarak
oluşturulması ve en modern formlara yönlendirilmesi önemlidir. Şu anda özerk cumhuriyetler,
bölgeler ve kardeş Türk halkları halinde varlığını sürdüren Türk dünyasının mensuplarıyla dil,

Prof. Dr. Eltazarov Juliboy

Danaboyeviç

(25.12.1960)


background image

42

kültür, eğitim, bilgi ve teknoloji köprüleri kurmalıyız. Tataristan Cumhuriyeti, Başkurdistan
Cumhuriyeti, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti,
Kırım Cumhuriyeti vb. (Rusya), Sincan-Uygur Özerk Bölgesi (Çin) ve Gagavuzya'da (Moldova)
25-30 milyonluk diğer Türkçe konuşan nüfusun kültürel-dilsel ortamda erimesini önlemek için
onlarla her türlü iletişimin kullanılması gerekmektedir.

Türk halklarının dili ve edebiyatı, tarihi, karşılıklı ilişkileri, önemi, gençlere tanıtılması ve

öğretilmesi konularında birçok çalışma yürütmektedir. Osmanlı Devleti ile Buhara Emirliği, Hive
ve Hokand hanlıkları arasında Osmanlı arşiv fonunda saklanan diplomatik yazışmalar, etiketler,
fetvalar, fermanlar gibi belgelerin dil incelemesi ve tercümesine ilişkin güncel konular medyada
tanıtılmaktadır. “Yangi Oʻzbekiston”, “Oʻzbekiston ovozi”, “OʻzA” sayfalarında yazılar yayınlıyor
ve “Oʻzbekiston 24”, “Oʻzbekiston tarixi”, “Madaniyat va maʼrifat” televizyon kanallarında
bilgilerini paylaşmaktadır.

2022 yılında TİKAʼnın özel projesi ile Semerkant Devlet Üniversitesi Türkoloji Araştırma

Enstitüsüʼnün açılmasına ve maddi ve teknik altyapının oluşturulmasına hibe verilmesine öncülük
etti. Günümüzde Özbekistanʼda faaliyet gösteren tek Türkoloji Araştırma Enstitüsü bulunmaktadır.
Bu araştırma enstitüsünde türk bilim insanları doç.Dr.R.Ruzmanova, doç.Dr.Z.Baynazarov,
doç.Dr.Emrah Yılmaz, R.Şokirov, R.Ernazarov faaliyet sürdürmektedir. Özbekistanʼdan çok sayıda
genç araştırmacı, Türkiye Cumhuriyetiʼnin çeşitli yükseköğretim kurumlarında bilimsel araştırmalar
yürütmektedir.

2023 yılında enstitüde bazı araştırma ve geliştirme çalışmaları yürütülmüştür. Bu alanda

yürütülen çalışmaların çağın gereklerine uygun olarak yeni bir nitelik düzeyine çıkarılması,
araştırma kapsamının genişletilmesi ve Türkoloji araştırmalarının sürdürülmesi planlanmaktadır.

Gelecekte, bölgedeki yükseköğretim kurumlarının bilimsel potansiyelinin artırılması ve

yüksek nitelikli bilimsel ve pedagojik personel sağlanmasında dil öğreniminin önemi dikkate
alınarak enstitü bünyesinde Türkçe Dil Merkezi faaliyete geçmektedir. Dersler merkezde modern
elektronik tahtalar ve bilgisayar teknolojileri kullanılarak yapılıyor. Öğrenciler ayrıca enstitünün
kütüphanesinden Türk dili ve edebiyatı ile ilgili gerekli kaynakları kullanma olanağına da
sahiptirler. Üniversite 2024-2025 akademik yıldan itibaren lisans alanlanında öğrenci kabul etmesi
sevindiricidir.

Kasım 2022'de Türkiye Cumhuriyeti Taşkent Büyükelçiliği'nin desteğiyle Türkoloji

Araştırma Enstitüsü kütüphanesine Türkiye Cumhuriyeti'nden 500'den fazla bilimsel, tarihi ve
sanatsal kitap getirildi.

Günümüzde Filoloji, Türk dünyası

tarihi, dili, edebiyatı ve kültürlerarası
ilişkiler alanlarında yapılan bilimsel
araştırmaların sonuçlarını yayımlamak
üzere “Alişir Nevai” ve “Türkoloji
Araştırmaları” uluslararası bilimsel
dergileri kurulmuştur. Genel olarak,
Semerkand

Türk

dünyasının

kalkınmasına

anlamlı

katkılarda

bulunmuş

âlimler

yurdudur.

Günümüzde de Türkoloji Bilimsel

Araştırma Enstitüsü ve Semerkandlı

genç türkoloğlardan oluşan bir grup

tarafından kısa bir süre içinde türkoloji

alanında önde gelen saygın eğitim kurumlarıyla iş birliği içinde çalışmalar başlatılmaktadır. Ayrıca,
Türk dünyasının dili, edebiyatı ve kültürü alanlarında bilimsel araştırmalar yaparak, hocaların
izinden gidip bu alanın gelişimine anlamlı katkılar sağlayacaklarına inanıyoruz.

Foydalanilgan adabiyotlar ro‘yxati:


background image

43

1.

Eltazarov J. Esdaliklar: Dunyoni tanish va dunyoga tanilishning qiymati. – Samarqand: SamDU
nashriyoti, 2021.

2.

Eltazarov J. The Great Silk Road as a Means of Communication and Cooperation Between
Civilizations and its Place in the History and Culture of the Turkic Peoples // Türk Kültürü ve
Hacı

Bektaş

Veli

Araştırma

Dergisi

113

(March

2025),

pp.

385-404.

https://doi.org/10.60163/tkhcbva.1601374

.

3.

Fitrat. Eng eski turk adabiyoti namunalari. – Toshkent-Samarqand, 1927 // Fitrat. Eng eski turk
adabiyoti namunalari / Nashrga tayyorlovchi O.Hamroeva. – Toshkent, 2008. – 194 b.

4.

Hamroyeva O. Fitratning adabiyotshunoslikka oid qarashlari. – Toshkent: Bookmany print,
2023. – 84 b.

5.

Qo‘ng‘urov R. O‘zbek tilining tasviriy vositalari. – Toshkent: Fan, 1977.

6.

Tursunova M. Samarqand va Istanbul universitetlari orasida hamkorlik va birdamlikning tarixiy
ildizlari haqida // Turkologik tadqiqotlar xalqaro ilmiy jurnali, 2023-yil, 2-son, 27-33-betlar.

7.

Valixoʻjayev B. Samarqandda oliy talim madrasayi oliya-universitet tarixidan lavhalar. –
Samarqand: A. Qodiriy nomidagi xalq merosi nashriyoti, 2001.

8.

www.turkologiya.samdu.uz


Bibliografik manbalar

Eltazarov J. Esdaliklar: Dunyoni tanish va dunyoga tanilishning qiymati. – Samarqand: SamDU

nashriyoti, 2021.

Eltazarov J. The Great Silk Road as a Means of Communication and Cooperation Between

Civilizations and its Place in the History and Culture of the Turkic Peoples // Türk Kültürü ve

Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi 113 (March 2025), pp. 385-404.

Fitrat. Eng eski turk adabiyoti namunalari. – Toshkent-Samarqand, 1927 // Fitrat. Eng eski turk

adabiyoti namunalari / Nashrga tayyorlovchi O.Hamroeva. – Toshkent, 2008. – 194 b.

Hamroyeva O. Fitratning adabiyotshunoslikka oid qarashlari. – Toshkent: Bookmany print,

– 84 b.

Qo‘ng‘urov R. O‘zbek tilining tasviriy vositalari. – Toshkent: Fan, 1977.

Tursunova M. Samarqand va Istanbul universitetlari orasida hamkorlik va birdamlikning tarixiy

ildizlari haqida // Turkologik tadqiqotlar xalqaro ilmiy jurnali, 2023-yil, 2-son, 27-33-betlar.

Valixoʻjayev B. Samarqandda oliy talim madrasayi oliya-universitet tarixidan lavhalar. –

Samarqand: A. Qodiriy nomidagi xalq merosi nashriyoti, 2001.

www.turkologiya.samdu.uz

Муаллифнинг (муаллифоарнинг) энг кўп ўқилган мақолалари