287
HALK UZUN HİKAYELERİ VE DESTAN TÜRLERİN
MÜŞTEREK VE FARKLI YÖNLERİ
Yuldoşeva Saodat Azizovna,
Özbekistan-Finlandiya pedagoji enstitüsü doçenti
ORCID: 0009-0008-0164-906X
Özet.
Sözü geçen makalede halk kitapları sırasına giren halk hikayeleri ve destanların
benzer ve farklı cihetleri teker-teker tahlil edilmiş. Bunların yanında K. Tohirov, N. Mallayev, S.
Zufarov gibi bilim adamların bazı hikayeleri ve destanları hakkındaki düşüncelerine itibar edilmiş.
Halk hikayelerin yaratılmasının sebepleri getirilip, bu türün kendine özgü özel alametleri
açıklanmış.
Anahtar kelimeler.
Halk kitapları, hikaye, destan, terim, karşılaştırmalı tahlil, yaşayış
işaretler, konu, kompozisyon, konu.
XALQ HIKOYALARI VA DOSTONLARNING
UMUMIY HAMDA FARQLI TOMONLARI
Yuldosheva Saodat Azizovna,
O‘zbekiston-Finlyandiya pedagogika instituti dotsenti
Annotatsiya.
Mazkur maqolada xalq kitoblari sirasiga kiruvchi xalq ertaklari va
dostonlarining o‘xshash hamda farqli jihatlari birma-bir tahlil qilingan. Shuningdek, ayrim qissa
va dostonlar haqida Q.Tohirov, N.Mallayev, S.Zufarov kabi olimlarning fikrlari ham e’tiborga
molik. Xalq ertaklarining yaratilishi, bu janrning o‘ziga xos belgilari izohlangan.
Kalit so‘zlar.
Xalq kitoblari, qissa, doston, atama, qiyosiy tahlil, hayotiy belgilar, mavzu,
kompozitsiya, mavzu.
НАРОДНЫЕ КНИГИ И ДАСТАНЫ,
ИХ ОБЩИЕ И ОТЛИЧИТЕЛЬНЫЕ ЧЕРТЫ
Юлдошева Саодат Азизовна
доцент Узбекско-Финского педагогического института
Аннотация.
В данной статье подробно анализируются сходства и различия между
народными сказками и эпосами, относящимися к категории народных книг. Также
заслуживают внимания мнения таких ученых, как К.Тохиров, Н.Маллаев, С.Зуфаров о
некоторых повестях и дастанах. Приводятся причины создания народных сказок и
объясняются особенности этого жанра.
Ключевые слова
. Народные книги, повесть, эпос, термин, сравнительный анализ,
жизненные признаки, тема, композиция, тема.
LONG FOLK STORIES AND TYPES OF EPICS
SIMILAR AND DIFFERENT ASPECTS
Yuldоsheva Saodat Azizovna
associate professor at the Uzbekistan-Finland pedagogical institute
Abstract.
In the mentioned article, the similar and different aspects of folk tales and epics,
which are among the folk books, were analyzed one by one. In addition, the opinions of scientists
288
such as K. Tohirov, N. Mallayev, S. Zufarov about some of the stories and epics are respected. The
reasons for the creation of folk tales are presented and the special signs of this genre are explained.
Keywords.
Folk books, story, epic, term, comparative analysis, life signs, subject,
composition, topic.
Halk kitapları sözlü ve yazılı edebiyatı bağlanmış olan eserler serisi olup, içinde yine
değişikli türdeki eserleri (destan, uzun hikaye, fıkra, şarkı, atasözü gibi tür şekilleri, nesir, nezim,
liro-epik gibi türler)’i birleştirir. Sonraki yıllarda halk kitapları dayanağı altında çok destan ve uzun
hikayeler yayınlandı. Onların anlamı ile tanışdığımızda halk hikayeleri ve destanları kendine özgü
edebi tür olduğu belirlenir.
Halk kitapları serisine giren hikayeler nasıl yaratılmış ve onların kendine özgü nasıl tür
işaretleri var? Belliki, her hangi tür kendisi çıkmıyor. Devir ihtiyacı hemde halkın manevi idrakına
uygun gelen, onların menfaatları, görüşlerini terennüm eden eserlere ihtiyac olduğu için yeni
türdeki eserler yaratılmış. Böyle eser şekillerinden biri hikaye türüdür.
Hikaye-terim gibi arapça söz olup, hikaye, herhangı bir şehis hakkında konuşmak gibi
anlamlarını açıklamak ile birlikte, sözlü ve yazılı edebiyatın münferit sahası olan edebi tür anlamını
anlatır. “Yazınbilim terimleri” sözlüğünde: “ Hikaye-rivayet usulunda yaratılmış edebi ve tarihi
efsanevi eserdir. Mesela, “Kissai Sayfulmuluk- Sayfulmuluk Hikayesi”. Böyle eserleri yaratıcılar –
hikaye yazarlar, onları halka okup, söyleyip verenler hikaye okuyucusu diye söylenmiş”, - gibi tarif
verildi(1). Hikaye köhne tarihe sahip olan tür olsada, kendi özelliği ile münferit tür olarak
oluşturmamış. Geçmiş sanatçılar hikayeleri terim olarak rivayet, olay, durum anlamlarıda
anlamışlar. M. Kaşğari, Kütb Harazmi, A. Nevai, Muhammad Salih, Babur, Nişati, Agahi gibiler
hikaye dediğimizde esasen doğuda ünlü olan konuları anlatmışlar. Ünlü efsane, rivayet ve
hikayeleri genişleştirip, yeniden işleş: Mümtaz destanları halk diline yakın sade üslüpte
tanımlamak hemde başka halk edebiyat örneklerini kendi zevkimize, seviyemize uygulayıp serbest
bedii tercümanlık işlerini yoğunlaştirirdi. Mesela, “Yusuf ve Züleyha”, “Leyla ve Mecnün”,
“Ferhad ve Şirin” gibi “sayar” konular değişikli türdeki eserlerin anlamını anlatıp gelmiş. Onların
icadı şekline bakıp hikaye, rivayet, destan diye de söylenmiş. Eğer eser mesnevi şeklinde yazılmış
olsa, doğrudan doğru mesnevi diye söylenmiş. Doğu edebiyatında hikaye söylediğimizde, daha çok
bir kişi maceraları hakındaki hikaye konuşulmuş.
Edebi sahada hikayelerin yaratılmasına belli sebepler vesilesi görevini yapmış.
-XVI yüzyıla kadar farsça-tacikça ve türk edebiyat yaratılmış nesir eserler dil ve ideolojik
yönlerden karmaşık olup, o zaman okuyucusu için zorluk çıkarmış.
-geçmiş devir sanatçıları daha çok şiirsel türlerde eser yazmışlar, bu yüzden okuyucunun
konulu eserlere olan ihtiyacını kandırmak gerek olmuş.
-Basit halkın az adetlerde yazılmış mümtaz nesir eserlerden zevk alma imkaniyeti sınırlanmış.
-Devir talebi hemde halkın manevi idrakına uygun olan, onların menfaatlarını, görüşlerini
terennüm eden, karmaşık felsefi tefekkürden göre basit, ilginç ve ibretli olaylara zengin eserlere
talep çoğaldı.
-Halk arasında ünlü tarihi şehisler hakkında çok icadı örneklerin yaratıldığı hemde umum
arasında geniş yayılması onları bütün bir konu çizgisine dizmesini öngörürdü.
-Doğuda ünlü olan konuların halka sade dilde söylenip, yeniden işlenmek ihtiyacı ortaya çıktı.
-Dinsel istilaları, akideleri hayata tatbik etmesi için edebiyat vasitesinde halk diline girmesi
kullanışlı olduğu için ulus arasında kendi tasavvufı görüşleri, gayeleri ile tanınmış sanatçılar hayatı
ve faaliyeti hakkındaki konular iri türde ifadelenmesini talep ederdi. Bize göre, söylenen yukarıdaki
kaynaklar edebi meydanda yeni gaye ve anlamı anlatan türün ortaya çıkmasını sagladı.
Yazın bilimci K.Tohirov hikayeleri öğrendiği zaman, onları tür olarak aşk-macera hikayeler,
tarihi hikayeler, bedii-biyografik hikayeler, kahramanlık, vatanperverlik konudaki hikayeler, dinsel-
didaktik hikayelere bölebiliriz diye, her bir grupa giren hikayeleri adıyla kaydederdi.(2)
Destan ve hikaye türlerinin arasındaki ilişkisi hakkında konuştuğumuz zaman, bilim
adamlarımızın aşağıdaki düşüncelerine baksak: “Nevai” destanlarını halk hikayeleri-halk kitabı gibi
289
olması, onların hile sade dil ve üslüpte yazıp, okuyuculara sunması büyük şair ve mütefekkiri halka
yinede yaklaştırdı, onun eserlerini herkese dağıttı. Mir Mahdum tarafından kitap olarak yayına
hazırlanmış “Nesri Hamsai benazir”, Mahzun yaratmış “Şehzade Ferhad ve Şirinin uzun hikayesi”
hemde Ömer Bokiy çalışmış “Ferhad ve Şirin”,”‘Leyla ve Mecnün” şöyle eserlerdir,- diye
kaydetmiş N. Mallayev. Bilim adami “ Ömer Bokiy Nevai destanının gayeli mahiyetini saklaması,
olaylar anlamı ve silsilesini, suretler karakteri ve niteliğini mümkün kadar orijinala uygun vermeye
çalışmışlar ve buna bile sahip çıkmışlar”,-diye açıklamış(3:241 sayfa). Orta ve yakın doğu
ülkelerde, bunların yanında Orta Asya halkları arasında Hatami Toyi hakkında da bir kaç eserler
yaratılmış. Bunlardan biri “ Tatar halkı arasında geniş dağıtılmış köhne destan-hikayelerden biri
“Hatami Toyi” destanıdır”,-diye söylemiş Safa Zufarov (4:32-sayfa). Bilim adamı eser hakkında
konuşması zamanında destan ve hikaye terimlerini düzenli kullanır. Yüsüf ve Züleyha sevgisini
terennüm eden eserler de yeterli derecede olup, onlar: Rabğuzi(uzun hikaye), Ali(hikaye),
Hiravi(destan), Cami(destan), Andalip (hikaye), Mulla Yüsüf Yorkandi (destan), Dürbek (destan),
Mulla Nefes (hikaye) gibileri yaratmış farklı biçim ve levhalara zengin eserdir. K. Tahirov XVIII
yüzyılda yaşamış ve özbek hemde türkmen halkları arasında ünlü olan şair Nurmuhammad
Andalip’in “Yüsüf ve Züleyha” hikayesini incelendiği zaman esere nisbeten “Hikaye” ve “Destan”
terimleri düzenli kullanılır: ‘Nurmuhammad Andalip heryerde kendi eserinin ismini “Yüsüf ve
Züleyha hikayesi” , “Yüsüfi Siddiki Züleyha”, ”Yüsüf birle Züleyha” hikayesi gibi isimler ile
adlanır ve şuna uygun başka eserlerde kendi kölesini sevmiş olan bir kadın olarak açıklanmış
Züleyha, Andalip destanıda tam bedii suret –gerçek sevgi, vefa-sadakat, acıma-şefkat, letafet, alçak
gönüllük timsalı olan bir bayan sureti derecesine yükselmiş (2:12-sayfa). Gördüğümüz gibi, yazın
bilimcilerimizin yorumlarıda “destan” ve “hikaye” terimleri düzenli kullanılmıştı. Bu ise bir
konunun her iki tür için esas olduğunu söyleyebiliriz.
Yazın bilimcilerimizin yukarıdaki bir konu esasında yaratılmış destan ve hikayeler
hakkındaki çözümlemelere dayanıp, destan ve hikayelerin farklı olan alametleri hakkında aşağıdaki
düşünceleri açıklayabilir:
- destan ve hikayelerin konuları bir-birine benzer: yani, tarihi şahıslar hakkında (halk
kahramanları, erbablar, dindarlar, peygamber ve evliyalar, din ve tasavvuf yolunda hizmet eden
şahıslar), aşk-macera, mücize kahramanlık, pendname
ruhundaki eserler
- destanlarda hamd, hocalar, söz ve eser bağışlanmış hükümdar tarifi gibi bölümlerden sonra
esasi konuya geçilmiş: işbu giriş bölümü bazı hikayelerde var, bazısındaİ ise yok. Hikayeler halk
kitaplarına aid geleneksel:”‘Ama roviyoni ahbor ve nokiloni osori kissau destani köhan ve
huşaçinoni hirmoni suhan andok aytibdurlarkim”....sözleri ile başlanıp, onlarda “ersa”, “alkıssa”
gibi sözler yardımıyla epizotlar bir-biri ile bağlanmış, olaydan olaya geçilmiş:
- destanlar sonunda sonuç bölümler getirildiğimizde, hikayelerde sonuç kısmı biraz sade
açıklanır;
- destanlarda herbir bölüm uzun başlık- bölümün bütün anlamını açıklanan özet açıklaması
ile gösterilse, bazı hikayelerde böyle başlıklar kısa, veciz cümleler ile açıklanmış: başkalarında ise
böyle başlıklar ortaya çıkmaz;
- destanlarda olaylar özeti mesnevi şeklinde olsa, bazı hikayelerde olay nesir-rivayet
üslübünde, bazısında olaylar özeti nezmi yol ile verilmiş. Ayrıca destanlarda lirik çekinmesi ve
duygular özeti rivayetle, uzun hikayelerde ise, tersine, lirik çekinmesi ve duygular şiirsel açıklanır
(işbu şiirsel örnekler türü farklı olabilir);
- destanlarda baş kahramandan başka yine bir kaç suretler de baş suretler sırasına olup,
sanatçı onlar kısmetini ayrı hal eder. Uzun hikayelerde, esasen, baş kahramanlar macerası yazılıp,
başka kişiler onlar kısmetine, faaliyetine itaat ettirilecek;
- destanda baş kahraman ile bağlı olaylar olay gelişmesinin doruk noktasına varılıp, sonra
ikinci kahraman hakkında konuşulur, uzun hikayede, tersine, kahramanlar hakkında üst üste sık sık
konuşulur;
- destanda bazı detaylara itibar çoğalıp, bedii olup, belli anlam anlatmasına dikkat edilir,
olaylar ayrıntılı açıklansa, uzun hikayelerde hacimsel sıkış üstündür;
290
- destanlar nazımda yazılıp, farklı bedii söz sanatı vasiteleri ile süs verilir. Hikayelerde ise,
esasen saci
sanatı ile açıklanma üslübü üstün olup, halka aid tabir, ata sözü, masal ve başkalardan
geniş kullanılır.
Bu yüzden, destan ve hikayeler arasında yaşayış cihetten süslenip, bir-birine etkilenip
gelmiş. Sıradan halk hikayeleri de kendi özel belgilerine sahip olmuş. Bu türü daha derin
incilediğimiz zaman onun yeni çerçevelerini keşfedebiliriz.
Kaynakça:
1.
Yazınbilim terimler sözlüğü,-Taşkent: Öğretmen.1967.-298 sayfa.
2.
Tahirov K. Halk hikayeleri “Yüsüf ve Züleyha”nın metni ve incelenmesi. Semerkant. 2001.
142 sayfa.
3.
Mallayev N. Alişir Nevai ve halk icadı. Taşkent: Ğ. Ğulom edebiyati ve sanatı. 1974. 385-
sayfa.
4.
Zufarov S. Hatami Tay hikayeleri.// Özbek dili ve edebiyati. 1986. 5-numara, 32 sayfa.
5.
Azizovna Y.S.
Study of folktale in literature and its relation to the epic genre
. Central European
Management Journal 31 (No. 03 (2023)), 476-482.
6.
Azizovna Y.S.
On the Development of Expressive Learning Skills
. International Journal on
Integrated Education (IJIE) 6 (No. 5 (2023)), 313-316
https://journals.researchparks.org/index.php/IJIE/article/view/4444
7.
Azizovna Y.S.
Understanding the text in the development of reading literacy.
de la Facultad de Geografía e Historia .
2022/12/22
373-379
eISSN: 2341-1112 DOI:
10.5281/zenodo.7