Ti̇murlulardaki̇ tari̇h yazim geleneği̇ni̇n farkli yüzü: Gülbeden Begüm ve Hümayunnâmesi̇

Направления: История
Тип источника: Конференция
inLibrary
Google Scholar
Выпуск:
CC BY f
131-152
0
0
Поделиться
KOÇ, B. (2023). Ti̇murlulardaki̇ tari̇h yazim geleneği̇ni̇n farkli yüzü: Gülbeden Begüm ve Hümayunnâmesi̇. Актуальные проблемы истории Узбекистана, 1(1), 131–152. извлечено от https://inlibrary.uz/index.php/history-of-uzbekistan/article/view/16487
Bilal KOÇ, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Doç. Dr.,Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü,Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı

0
Цитаты
Crossref
Сrossref
Scopus
Scopus

Аннотация

Bu bildiri metninde Timur’un beşinci göbekten torunu olan Babür Şah’ın kızı Gülbeden Begüm’ün Hümayunnâme adlı eseri değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Bilindiği üzere Timur dönemiyle başlayan ve daha sonra Timurlu hanedanına mensup olanlar tarafından devam ettirilen tarih, edebiyat, din, hat, yazı ve benzeri alanlarda eser yazma geleneği pek çok eserin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bunların en dikkat çekicilerinden birisi de Timurlu soyuna mensup olan Gülbeden Begüm’ün eseridir. Eser, Babür Şah’ın oğlu Hümayun’un (1530-1554) faaliyetleri ekseninde gelişen olayları konu edinmektedir. Burada öncelikle kısaca Timurlulardaki tarih yazım geleneğine değinilecektir. Hemen ardından Babür Şah ile başlayan ve diğer hanedan üyeleri döneminde de devam eden “vakıat, hatırat, vakayiname” yazma geleneğine temas edilecektir. Babür Şah’ın “Babürnâme” adlı eserinden sonra bu geleneği Gülbeden devam ettirmiştir. Aşağıda Gülbeden ve eseri hakkında bilgiler verilmiştir. Bildirinin asıl konusunu oluşturan Hümayunnâme ise hem içerisinde yazılı bulunan hususlar hem de tarih yazma geleneğinin usulleri açısından eleştirel bir bakışla ele alınmıştır. Eser, dönem gelişmelerini uzaktan veya yakından takip eden, dinleyen veya şahit olan bir kadının gözlemlerini barındırmaktadır. Eser, öznel değerlendirmeleri ve duyguları taşıdığı için dikkatli bir şekilde incelenmiştir. Çalışma, konunun rahat bir şekilde anlaşılmasını sağlamak için alt başlıklar halinde verilmiştir. Bu yönüyle özet, Annotation, giriş, alt başlıklar, sonuç ve kaynakça kısmından oluşmaktadır. Çalışmanın geniş bir şekilde ele alınması mümkün iken sınırlı sayfa aralığı içerisinde yazılması istenildiği için bazı hususlar çok kısa bir şekilde verilmiştir.

Похожие статьи


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

131

24.

Türklerin Tarihi: Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl.

(Çeviren Aykut Kazancıgil

- Lale Arslan-Özcan). İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 2004.

25.

STARR, S. Frederick.

Lost Enlightenment: Central Asia’s Golden Age from

the Arab Conquest to Tamerlane

, Princeton ve Oxford: Princeton University Press,

2013. Türkçesi:

Kayıp Aydınlanma

, çeviren Yusuf Selman İnanç, İstanbul: Kronik

Kitap, 2021.

26.

SUBTELNY, Maria.

Timurids in Transition: Turko-Persian Politics and

Acculturation in Medieval Iran.

Leiden: Brill, 2007.

27.

SUÇIKAR, Tarkan.

Emir Timur Yıldırım Bayezid: XV-XVII. Yüzyıl Osmanlı

Kroniklerinde Yıldırım Bayezid ve Timur Algısı

. Ankara: Panama Yayıncılık, 2018.

28.

ŞEHABEDDİN Mercânî.

Müstefâdü’l-Ahbâr fî Ahvâl-i Kazan ve Bulgar.

1.

Cilt. Kazan, 1885.

29.

ŞEREFÜDDİN Ali Yezdi.

Emir Timur (Zafername)

. (Çeviren Ahsen Batur).

İstanbul: Selenge Yayınları, 2013.

30.

TOGAN, Zeki Velidi.

Umumî Türk Tarihine Giriş.

İstanbul: Enderun

Kitabevi, 1981.

31.

Türk Tarihinin Ana Hatları.

2. Basım. İstanbul: Kaynak Yayınları, 1996.

32.

WEBER, Max.

Economy and Society: An Outline of Interpretive Sociology.

Berkeley: University of California Press, 1978.

33.

WOODS, John.

The Timurid Dynasty

. Bloomington: Indiana University,

1990.

34.

YÜKSEL, Musa Şamil.

Timurlularda Din-Devlet İlişkisi.

Ankara: TTK

Yayınları, 2009.

35.

ZSOMBOR Tibor, Rajkai.

The Timurid Empire and the Ming China:

Theories and Approaches concerning the Relations of the Two Empires

. Eötvös

Lorand Üniversitesi Doktora Tezi

.

Budapeşte, 2007.

TİMURLULARDAKİ TARİH YAZIM GELENEĞİNİN FARKLI YÜZÜ:

GÜLBEDEN BEGÜM VE HÜMAYUNNÂMESİ

Bilal KOÇ

Doç. Dr., Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü,


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

132

Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı, Ankara/Türkiye,

bilal.koc@hbv.edu.tr

ORCID: 0000-0002-2489-6580

Аннотация: ушбу мақолада Темурнинг бешинчи авлоди бўлган Бобуршоҳнинг қизи

Гулбадан бегимнинг “Ҳуммоюннома” номли асари таҳлил қилинган. Маълумки,
темурийлар давридан бошланиб, кейинчалик сулола вакиллари томонидан давом
эттирилган тарих, адабиёт, дин, хаттотлик, ёзув ва бошқа соҳаларда ижод қилиш
анъанаси кўплаб асарларнинг яратилишига олиб келган. Буларнинг ичида эътиборга лойиқ
бўлганлардан бири темурийлар сулоласига мансуб бўлган Гулбаданбегимнинг ижодидир.
Асарда Бобуршоҳнинг ўғли Ҳумоюн (1530-1544) ҳукмронлиги даврида бўлиб ўтган
воқеалар ҳақида баҳс юритади. Бу ерда аввало темурийларнинг тарихшунослик анъанаси
ҳақида қисқача тўхталиб ўтамиз. Бобуршоҳдан бошланиб, сулоланинг бошқа вакиллари
томонидан ҳам давом эттирилган “воқеанома, хотиралар, йилномалар” ёзиш анъанаси
ҳақида сўз боради. Бобуршоҳнинг “Бобурнома” асаридан сўнг бу анъанани Гулбадан
давом эттирган.

Қуйида Гулбадан ва унинг асари ҳақида маълумотлар берилган.

Мақоланинг асосий мавзуси бўлган “Ҳуммоюннома” эса ёритилган жиҳатлар ҳамда
тарихчилик анъанаси усули танқидий нуқтаи назардан муҳокама қилинган. Асарда давр
ўзгаришларини шоҳиди бўлган ёки бошқалардан эшитган бир аёлнинг кузатишлари ўрин
олган. Мавзуни қулай тушунилиши учун тадқиқот кичик сарлавҳаларда берилган. Шу
нуқтаи назардан мақола хулоса, аннотация, кириш, кичик сарлавҳалар, хулоса,
библиографиядан иборат. Тадқиқот кенг кўламли шаклда имкон бўлгани ҳолда
чегараланган бўлиши талаб қилингани учун баъзи жиҳатлар жуда қисқа бир шаклда
берилди.

Калит сўз ва иборалар: Бобур, Ҳумоюн, Гулбадан, Ҳумоюннома, тарих.
Özet: Bu bildiri metninde Timur’un beşinci göbekten torunu olan Babür Şah’ın kızı

Gülbeden Begüm’ün Hümayunnâme adlı eseri değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Bilindiği üzere
Timur dönemiyle başlayan ve daha sonra Timurlu hanedanına mensup olanlar tarafından devam
ettirilen tarih, edebiyat, din, hat, yazı ve benzeri alanlarda eser yazma geleneği pek çok eserin
ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bunların en dikkat çekicilerinden birisi de Timurlu soyuna mensup
olan Gülbeden Begüm’ün eseridir. Eser, Babür Şah’ın oğlu Hümayun’un (1530-1554)
faaliyetleri ekseninde gelişen olayları konu edinmektedir. Burada öncelikle kısaca
Timurlulardaki tarih yazım geleneğine değinilecektir. Hemen ardından Babür Şah ile başlayan
ve diğer hanedan üyeleri döneminde de devam eden “vakıat, hatırat, vakayiname” yazma
geleneğine temas edilecektir. Babür Şah’ın “Babürnâme” adlı eserinden sonra bu geleneği
Gülbeden devam ettirmiştir. Aşağıda Gülbeden ve eseri hakkında bilgiler verilmiştir. Bildirinin
asıl konusunu oluşturan Hümayunnâme ise hem içerisinde yazılı bulunan hususlar hem de tarih
yazma geleneğinin usulleri açısından eleştirel bir bakışla ele alınmıştır. Eser, dönem
gelişmelerini uzaktan veya yakından takip eden, dinleyen veya şahit olan bir kadının
gözlemlerini barındırmaktadır. Eser, öznel değerlendirmeleri ve duyguları taşıdığı için dikkatli
bir şekilde incelenmiştir. Çalışma, konunun rahat bir şekilde anlaşılmasını sağlamak için alt
başlıklar halinde verilmiştir. Bu yönüyle özet, Annotation, giriş, alt başlıklar, sonuç ve kaynakça
kısmından oluşmaktadır. Çalışmanın geniş bir şekilde ele alınması mümkün iken sınırlı sayfa
aralığı içerisinde yazılması istenildiği için bazı hususlar çok kısa bir şekilde verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Babür, Hümayun, Gülbeden, Hümayunnâme, Tarih.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

133

Annotation: In this paper, the work of Gulbeden Begum, called Humayunnameh, the

daughter of Babur Shah, who is the fifth grandchild of Timur, will be evaluated. As it is known,
there are works written by those who started with Timur and later belonged to the Timurid
dynasty, in the fields of history, literature, religion, calligraphy, writing and similar fields. One
of the most striking of these is the work of Gulbeden Begum, who is a member of the Timurid
lineage. The work deals with the events that developed in the axis of the activities of Babur
Shah’s son Humayun (1530-1554). Here, first of all, the historiography tradition of Timurids
will be briefly mentioned. The tradition of writing “facts, memoirs, chronicles”, which started
with Babur Shah and continued during the period of other dynasty members, will be touched
upon. Gulbeden continued this tradition after Babur Shah’s work named “Baburnameh”.
Information about Gulbeden and her work is given below. The Humayunnameh which is the
main subject of the paper, has been discussed with a critical view in terms of both the issues
written in it and the methods of the tradition of writing history. The work contains the
observations of a woman who followed, listened or witnessed the developments of the period
from afar or closely. The work has been carefully studied as it carries subjective evaluations and
emotions. The study is given in sub-headings to make the subject easy to understand. In this
respect, it consists of Annotation, introduction, subtitles, conclusion and bibliography. While it
is possible to deal with the study in a broad way, some issues are given very briefly because it is
desired to be written within a limited page range.

Key words and phrases: Babur, Humayun, Gulbeden, Humayunnameh, History

.

Giriş

İslâmiyet’in ortaya çıkması ve yayılmasıyla beraber başlayan tarih yazma

geleneği yüzyıllar içerisinde tür olarak epeyce çeşitlenmiştir. Özellikle orta çağ

Türk-İslâm devletlerinde bu kaynakların bazı coğrafyalar ve devletler için az olsa

da diğerleri için zengin sayılabilecek ölçekte olduğu söylenmelidir. Bu kaynak

türleri vakayinameler, münşeat mecmuaları, diplomatik vesikalar, sikkeler,

vakfiyeler, siyasetnameler, seyahatnameler, divanlar, tarihî destanlar, hatıratlar ve

mesneviler şeklinde sıralanmaktadır. İçerik özellikleri açısından her birisi genel

manada zenginlik taşımakla birlikte güvenilir tarihî kaynak niteliği kıstası söz

konusu olduğunda aynı değildir. Bu kaynak türlerinin her birisinin kendi içerisinde

taşıdığı hususiyetler göz önüne alınarak -ilmî kıstaslar- açısından

değerlendirilmeleri icap etmektedir.

Bu kaynak türlerinden

“hatırat”

ise en dikkatli şekilde incelenmesi

kaçınılmaz olan eserlerdendir. Bilindiği üzere bu kabilden eserler, öznel

değerlendirmeleri, olayın gerçekleştiği zamanda veya hemen sonrasındaki

gelişmeleri sıcağı sıcağına konu edindikleri için -tarafgirlik- çizgisindedirler. Sıcak


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

134

duygu ve düşünceleri taşıdıkları için kayıtları ilk aşamada dikkat çekici olsa da

tarihçilik hassasiyetiyle verdikleri bilgilerin her yönüyle teyit edilmeye muhtaç

kayıtlar

içerdiği

unutulmamalıdır.

Değerlendirmeye

tabi

tuttuğumuz

Hümayunnâme

’de bu doğrultuda yazılmış eserler birisidir. Eserdeki kültürel

derinlik, orta çağlarda hem Türkistan coğrafyasına hem de Hindistan coğrafyasına

bakan yönleriyle kendisini göstermektedir. Bu kaynak türünün genel tarih disiplini

içerisinde -verilen bilgilerin güvenilirliği- noktasında taşıdığı yön tarihçileri

dikkatli olmaya sevk etse de içerik özellikleri çok şey söylemektedir.

Gülbeden Begüm’ün Hayatı ve Faaliyetleri

Gülbeden Begüm, Babür Şah’ın kaynaklarda adı geçen çok sayıdaki

çocuklarından bir tanesidir. Babür, birden fazla evlilik yaptığı için pek çok çocuğu

olmuştur. Kızları arasında en çok öne çıkanı ise Gülbeden olup doğum tarihi net

olmamakla birlikte 1522 veya 1523 yıllarında doğmuş olduğu ileri sürülmektedir.

Annesi, Dildar Begüm olup anne-baba bir kardeşleri ise Gülreng Begim, Gülçehre

Begim, Hindal Mirza ve Alur Mirza’dır.

12

Gülbeden, eserinde eşi Hızır Hoca Han

ve oğlu Saadetyâr ile alakalı da çeşitli olaylar vesilesiyle bilgi vermektedir.

13

Gülbeden’in 1575-77 yılları arasında Hicaz’da kaldığı, dönüş yolunda Aden

Körfezi’nde gemi kazası geçirdiği ve bir yıl burada kaldığı bilinmektedir.

Gülbeden’in 1603’te ise hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır.

14

Kişilik özelliklerine

bakıldığında okuma-yazma bildiği

15

, mektuplarını kendisinin yazdığı, dinine bağlı

olduğu görülmektedir. Ayrıca Gülbeden’in Türkçe ve Farsça şiir yazma

12

Gülbeden,

Hümayunnâme,

Çev. Abdürrab Yelgar & Eymen Manyas, TTK, Ankara, 1987, s. 115; ayrıca bkz.

Ebu’l-Fazl Mübarek Allami,

Ekbername,

Ed. Mevlevî Abdürrahim, Muzhurool Press, Kalküta, 1877, C. I, s. 119.

13

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 200, 212-14; Esterebâdî, Gülbeden’in eşinin Moğol hanlarının neslinden olduğunu

bildirir. Muhammed Kâsım Hinduşah Esterâbâdî,

Târîh-i Firişte,

tash. Muhammed Rıza Nâsırî, Encümen-i Asâr ve

Mefâhîr-i Ferhengî, Tahran, 1387, C. II, s. 153; A. S. Bazmee Ansari, “Gülbeden Begüm”,

DİA

, c. 14, TDV Yay.

İstanbul, 1996, s. 235; Babür’ün eşleri ve çocukları için bkz. Jean-Paul Roux,

Büyük Moğolların Tarihi Babur

, Çev.

Lale Arslan Özcan, Kabalcı Yay., İstanbul, 2008, s. 416-18.

14

Ansari, “Gülbeden…”, s. 235.

15

Aslına bakılırsa hanedana mensup kadınların bazılarının okuma-yazma konusunda yetkin oldukları bilinmektedir.

Bu doğrultuda kayıtlara yer veren Mirza Haydar Duğlat, Babür Şah’ın ablası Hanzade Begim’in de okuma-yazma
bildiğini ve mektuplar yazdığını kaydetmektedir. Mirza Haydar Duğlat,

Tarih-i Reşidî,

Çev. Osman Karatay,

Selenge Yay., İstanbul, 2006, s. 572.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

135

kabiliyetine hâkim olduğu, hat ve inşa sanatında da aynı şekilde yetenekli olduğu

nakledilenler arasındadır.

16

Hümayunnâme’yi Yazma Gayesini Açıklaması

Gülbeden, Hümayunnâme’yi yazma gayesini açıklayarak eserine

başlamaktadır. Bu itibarla Babürlü hükümdarı Celâleddîn Muhammed Ekber

(1554-1595) döneminde, Babür ve Hümayûn dönemlerinde meydana gelen olaylar

hakkında sarayda bulunanlardan bildiklerini yazmaları istenmiştir. Bu emir üzerine

böyle bir eser yazmaya başladığını bildiren Gülbeden, babasının hayatını

kaybettiği tarihte (1530) sekiz yaşında olduğu için o dönemlere dair aklında çok az

şeyin kaldığını açıkça ifade etmektedir. Ekber Şah’ın emri üzerine aklında

kalanları ve döneme dair duyduklarını yazdığını söylemektedir.

17

Bu yönüyle

bakıldığında müellif, daha eserinin en başında açıklıkla Babür Şah dönemine dair

gelişmeler için okuyucusunu dikkatli olmak noktasında ikaz etmektedir.

Tarih Yazım Geleneğine Bağlılığı

Orta çağ İslâm tarihi kaynaklarında bir gelenek halini alan kendisinden

önceki kaynakları ve bilgileri özetleyerek verme geleneğini Gülbeden,

Babürnâme

’deki kayıtlar üzerinden yapmıştır. Gülbeden,

Babürnâme

’de yer bulan

hususları tekraren yazmasını ise kendi eserine

“bir uğur ve teberrük”

getirmesi

amacıyla yaptığını ifade etmiştir.

18

Aynen dediği şekilde

Babürnâme

’nin başlangıç

kısımlarında yer alan kayıtlardan hareketle

Hümayunnâme

başlamaktadır. Babür

Şah’ın Fergana dönemi faaliyetleri, Semerkant hâkimiyeti için mücadeleleri,

akrabaları karşısında düştüğü durumlar, Şibani Han ile yapılan mücadeleler,

Kabil’e doğru göç etmesi ve burayı ele geçirmesi (1505), Hüseyin Baykara’nın

Özbeklerle mücadele için Horasan’a çağırması, Babür Şah’ın çağrıya karşılık yola

çıkması, Horasan’da Timurlu ailesine mensup mirzalarla buluşması, uygulanan

16

Ansari, “Gülbeden…”, s. 235.

17

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 121.

18

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 115.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

136

teşrifat/protokol kuralları gibi

Babürnâme

’de yer alan gelişmeleri özetleyerek

vermiştir.

19

Gülbeden, eserinin ilerleyen kısmında Babür Şah dönemi gelişmeleriyle

ilgili, onun Kabil’e geçmesi, Afgan kabilesi

Hezareler i

le mücadelesi, Kabil’in

alınması ve burasının zapt edilmesinin meydana getirdiği olumlu gelişmeler, arka

arkaya çocuklarının dünyaya gelmesi, Hümayun’un doğması (1508), Şah İsmail’in

yardımını alarak tekrar Semerkant’ı ele geçirmek istemesi, kısa süreli hâkimiyetin

ardından Maveraünnehir düşüncesini aklından çıkararak Bedahşan ve Kabil’e

yüzünü çevirmesi, Hindistan’a gitmek istemesi, Panipat savaşında elde edilen

galibiyet, ardından yaşanan gelişmeler, Cengiz ve Timur nesline birlikte hareket

etmek için yazdığı mektuplar, ailenin kadınlarına

20

karşı duyduğu sadakat ve

gösterdiği değer, Kanva savaşı, Gülbeden’in babasıyla karşılaşması, Babür Şah’ın

oğullarının hastalığı daha sonra kendisinin rahatsızlanması ve akabinde ölmesi gibi

olayları Gülbeden de kaydetmektedir.

21

Gülbeden’in, Babür dönemine dair düştüğü kayıtların kendisinin de ifade

ettiği üzere

Babürnâme

’ye dayandığı görülmektedir.

Babürnâme

’de yer verilen ve

takip edilen tarih yazma usulünün burada da olduğu açıktır. Olayları aktarım,

değerlendirmeler ve nakiller,

Babürnâme

’nin okunduğuna ve elde bulunduğuna

işarettir. Ancak

Babürname

’de eksik olan, kaybolduğu düşünülen veyahut

Babür’ün yazmamış olabileceğine dair ihtimalleri de bünyesinde barındıran 1508-

1519 yılları arasındaki gelişmeler,

Hümayunnâme

’de de eksiktir. Bu yönlerden

hareketle değerlendirilmeye tabi tutulduğunda Babür dönemi olaylarının nakli

çerçevesinde

Hümayunnâme

bir özgünlük taşımamaktadır. Eserinin başında da

işaret ettiği üzere Gülbeden, sekiz yaşındayken babasını görmüş ve kısa bir müddet

sonra da kaybetmiştir. Dolayısıyla çocuk yaşta olduğu için

hatırladıklarını,

anlatılanları ve duyduklarını yazmış olması

bir ihtimaldir. Ancak eseri

19

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 115-19; Zahireddin Muhammed Babür,

Babürname,

Çev. Reşit Rahmeti Arat,

Kabalcı Yay., İstanbul, 2008, s. 113-271.

20

Babür Şah, eserinde ziyadesiyle hanedana mensup kadınlardan, özelliklerinden ve onlara duyduğu saygıdan

bahsetmektedir. Geniş bilgi için bkz. Babür,

Babürname,

s. 133 vd; Roux, Babur, s 376-77.

21

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 119-138.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

137

incelendiğinde ve nakillerine bakıldığında

Babürnâme

’yi okuyarak eserine aldığı

çok açıktır.

22

Hümayunnâme’nin Tarihî Değeri

Hümayunnâme

’yi asıl değerli kılan yön, Hümayun dönemindeki gelişmeleri

kaydetmesinden ileri gelmektedir. Ancak bu dönemdeki gelişmelerin tamamını da

baştan sona nakletmemektedir. Dolayısıyla eksik kısımları, Gülbeden’in anlatmak

istemediği veya kaydetmediği olaylar vardır. Eserden anlaşıldığı kadarıyla

Gülbeden, Hümayun’un saltanat dönemine dair naklettiği gelişmelerin bir kısmına

doğrudan şahit olmuştur. Bunların daha ziyade Hümayun’un hanedana mensup

kadınları ziyareti sırasında veyahut tertip edilen merasimler sırasında gerçekleşen

görüşmelere dayandığı anlaşılmaktadır.

23

Eser, bir kadının kaleminden çıkmış

olması bakımından dikkat çekici olmasının ötesinde kültür tarihi açısından yer

verdiği hususlar çok daha önemlidir.

Gülbeden’in Hümayunnâme’de Takip Ettiği Üslup

Babür Şah gibi Gülbeden’in de sade ve yalın bir üslupla eserini yazdığı

görülmektedir. Olayları aktarım tarzı, betimlemesi, çevreyi ve bulunduğu ortamları

tasvir etme kabiliyeti sürükleyici ve yerindedir. Müellif olarak dayatmalardan

ziyade olayların akışına göre nakillerde bulunduğu görülmüştür. Olayları

aktarırken büyük oranda gerçekçidir. Ancak yer yer onun da taraf olduğu

anlaşılmaktadır. Gülbeden, eserinden görüldüğü kadarıyla birkaç yer hariç

kendisinden bahsetmemiştir. Sadece olaylar içerisinde müdahil olduğu durumlar

olduğunda bahsetmiştir ki bu da onun tarih yazım tarzıyla alakalıdır. Gülbeden’in

1522-23 yıllarında doğduğu kabul edildiğinde ve eserini 1556

24

sonrasındaki

yıllarda yazdığı dikkate alınmalıdır.

Babür Şah’ın ölümü sonrası ölüm haberinin gizli tutulma çabasına karşılık

ayak takımının ayaklanacağına dair geliştirilen yaklaşımı, Moğolların yağma

girişiminde bulunabileceklerine yönelik kaygıyı, ölüm haberinin halka bir tellal

22

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 1-6.

23

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 1-6.

24

Roux, Gülbeden’in eserini 1587’de Ekber’in isteği üzerine yazdığını belirtmektedir. Roux,

Babur

, s. 387.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

138

kanalıyla duyurulmasının isabetli olacağına yönelik ağır basan fikir birliğini,

Hümayun’un yeni sultan olduğunun vakit kaybetmeden duyurulmasının yerinde

olacağına dair oluşan genel kabulü kısa bir şekilde nakleder ki, mevcut durumun

analizine dair yerinde bir betimlemedir. Yine Hümayun’un sultanlığının ilan

edilmesinin ardından saraydaki kadınların ziyaretine geldiğini, daha önceden elde

ettikleri kazanımlarının, rütbelerinin ve konumlarının devam edeceğine dair yaptığı

konuşmayı da aynı şekilde aktarmaktadır.

25

Bu itibarla olayları takdimdeki üslup

becerisi eserdeki akıcılığı sağlamakla birlikte öncelik-sonralık sırasını

karıştırmadan vermesi ise oldukça önemlidir.

Askerî Gelişmelerle İlgili Kayıtlar

Gülbeden, eserinde çok fazla olmamakla birlikte büyük oranda

Babürname

’de yer alan bilgilerden hareketle Babür Şah’ın dönem gelişmelerini

özetlediği kısımda onun askerî faaliyetlerini de konu edinmiştir.

26

Yine Hümayun

dönemi gelişmeleri içerisinde de çok uzun uzadıya olmamakla Gücerat,

Çunada/Çunar, gibi yerlere düzenlediği seferlere, Mirza Kamran ile mücadelelere

ve yerel unsurlarla yapılan küçük çaplı çatışmalara eserinde yer vermiştir.

27

Yine

stratejik açıdan haberciler kanalıyla yazılı olarak ulaştırılan mektupların yer yer

sözlü olarak da muhataplara iletildiği olmuştur. Gülbeden, yazılı haber

gönderildiğinde bunun düşman birliklerin eline geçme ihtimalinin göz önünde

bulundurulduğunu bildirmektedir.

28

Protokol Düzeniyle İlgili Kayıtlar

Babürname

’de sıkça görülen ve Babür Şah’ın da bizzat dikkat ettiği protokol

kuralları ve takip edilen usuller Gülbeden’in eserinde de mevcuttur. Gülbeden,

babası Babür Şah ile karşılaşması sırasında takip ettiği protokol kurallarını ve

25

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 138-39.f

26

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 115-139; Geniş bilgi için bkz. Babür,

Babürname,

s. 133 vd

.

27

Geniş bilgi için bkz. Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 156-216; ayrıca bkz. Esterâbâdî,

Târîh-i Firişte,

C. II, s. 61-82,

127-48; Mirza Haydar Duğlat,

Tarih-i Reşidî,

s. 640 vd; Mevlânâ Nizâmeddîn Ahmed b. Muhammed Mukîm

Herevî,

Tabâkât-ı Ekberî

, By De Calcutta, Calcutta 1929, s. 193-221; Oktay Kaan, “Hindistan’da Türklük

Müslüman Türk İmparatorları Hümâyûn Şah”, Çev. Bilal Koç,

The International Journal of The History

School/Tarih Okulu,

İzmir, 2012, ss. 221-33.

28

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 185.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

139

usullerini ayrıntılı şekilde vermektedir.

29

Babasının hastalığı esnasında kızlarından

Gülrenk Begim’in İsen Timur Sultan ile Gülçehre Begim’in ise Tuhta Buğa Sultan

ile evlenmelerini istediğine dair kayıtlara yer vermiştir. Adı geçen kişilerin,

protokol kuralları gereği

“yere diz vurarak saygılarını gösterdiklerini”

ve ardından

da

“damatlığa yükseltildiklerini”

belirtmektedir.

30

Mirza Hindal’in düğünü

sırasında takip edilen ve hanedana mensup kadınların Hümayun ve halası Hanzade

Begim’in

31

yanında nasıl bir sırayla oturduklarını da vermektedir.

32

Bu oturma düzeni incelendiğinde öncelikle Babür Şah’ın büyük halalarından

başlandığı, daha sonra kız kardeşlerinin, amcakızlarının, dayıkızlarının ve sair

şeklinde sıralandığı görülmektedir. Dolayısıyla gelişigüzel bir oturma düzeninden

ziyade belli bir usulün takip edildiği anlaşılmaktadır. Gülbeden, protokolde

bulunan kadınlardan doksan altı tanesinin hepsinin de ulufe sahibi kimseler

olduklarına işaret etmektedir.

33

Gülbeden, Hümayun’un eşlerinden Mah Çiçek’in

atının kendisinin farkında olmadan Hümayun’un atından biraz yüksekte

durmasının da Hümayun’u rahatsız ettiğini ve kızgınlığına sebebiyet verdiğini

belirtmektedir.

34

Babürname

ve

Hümayunname

’de yer bulan bu protokol kuralları

dönem açısından üzerinde dikkatle ve titizlikle uyulan bir dizi sırayı ihtiva

etmektedir.

35

Evlilik Törenleri

Gülbeden, eserinde etraflıca düğün törenlerini de nakletmektedir. Ayrıntılı

şekilde naklettiği düğün, kardeşi Mirza Hindal’in düğünüdür.

36

Hazırlanan düğün

evi, konukların oturma sırası, sekiz köşeli olarak hazırlanan boyutları farklı evler

ve özellikleri ile yapılan süslemeler kaydedilmiştir. Yine begimlerin ve mirzaların

düğün töreni vesilesiyle yaptıkları

“para saçma”

âdetine yer verilmiştir. Toplanan

29

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 131-32.

30

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 136.

31

Geniş bilgi için bkz. Babür,

Babürname,

s. 140-41.

32

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 1445-49

33

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 147.

34

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 205.

35

Bilal Koç, “Babürname ve Hümayunname’ye Göre Babürlülerdeki Protokol Merasimleri Üzerine Bir

Değerlendirme”,

Prof. Dr. Kâzım Yaşar Kopraman Armağanı

, Ed. Altan Çetin, TKAE Yay., Ankara, 2014, ss. 225-

52

36

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 144-53.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

140

paranın üç kısma ayrıldığı, değerlerinin ve miktarlarının farklı olduğu

anlaşılmaktadır. Üçe ayrılan kısmın üç farklı kesime dağıtıldığı görülmektedir. İlk

kısmın mirzalara, emirlere, vezirlere ve askerlere dağıtıldığı ve bu hisseye

“devlet

hissesi”

adının verildiğini ifade etmektedir. İkinci kısmın

“saadet hissesi”

olduğunu eşrafa, ekâbire, ulemaya, dervişlere ve fakirlere ayrıldığını dile

getirmektedir. Üçüncü kısmın ise

“murad payı”

adını aldığını ve bunun hanedanın

hakkı olduğunun dile getirildiğini beyan etmektedir.

37

Tarihî kaynaklarda kısaca yer verilen veya hiç yer bulmayan bu kabilden

kayıtlara Gülbeden’in etraflıca yer veriyor olması dikkat çekicidir. Bunu öncelikle

onun saray muhitinde yetişmesine bağlamak mümkündür. İkinci olarak yukarıda

da ifade edildiği üzere bir eser yazmasının istenmesi sonucu bunları da yazma

isteğinden kaynaklandığı ihtimaldir. Son olarak Gülbeden’in bir kadın olarak

yakından gözlemlediği hadiseleri yazma ve kayıt altına alma çabasından ileri

gelmiş olmalıdır. Gülbeden’in söz konusu bu kayıtları sosyal tarih çalışmaları

açısından büyük değer taşımaktadır ki aşama aşama yapılan eğlenceleri, verilen

ziyafetleri ve damat ile geline sunulan hediyeleri de kaydetmektedir.

38

Hümayunname’de Yer Alan Dinî Merasimler

Hümayunnâme

’de dikkat çeken yönlerden birisi de dinî merasimlere yönelik

kayıtlardır. Babür Şah’ın vefatının ardından yapılan cenaze merasimi, önemli

gecelerde onun kabrinde yapılan törenler, mezar için tayin edilen mütevelli

heyeti/yöneticiler,

Kur’ân-ı Kerim

okuyan hafızların görevlendirilmesi, mezarlıkta

bulunan görevlilerin giderleri için vakfedilen araziler, verilen yemekler ve fakirler

için yapılanlar net şekilde tasvir edilmektedir.

39

Gülbeden’in bu kayıtları, sair Türk

ve İslâm devletlerinde görülen vakıf kurumunun Babürlülerdeki varlığına işaret

etmektedir. Yine ölüye duyulan saygı, onun ardından yapılan şeylerin meydana

getireceği insanî ve manevî hassasiyetlerin de burada etkili olduğu anlaşılmaktadır.

37

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 151.

38

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 151-53.

39

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 139; Roux,

Babur,

s. 403-409.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

141

Bir diğer ifadeyle dönem insanının ve Gülbeden’in dünyasında önemli bir yer tutan

gelenekler olduğuna da ayrıca işaret etmektedir.

Hümayun’un saltanat döneminde Babür Şah’ın oğullarından Mirza Kamran

ile Mirza Hindal’in mücadelesi sırasında Hindal hayatını kaybetmiştir. Gülbeden,

Hindal’in ölümünün büyük acı yaşattığını, binlerce esef, hasret ve dert ile

cenazesinin geçici olarak Cûy-ı Şâhî’ye defnedildiğini söylemektedir. Gülbeden,

cenazenin defnedileceği yere kadar deve üzerinde götürüldüğünü ve devenin

yularını eşi Hızır Hoca Han’ın tuttuğunu, epeyce bir feryat-figanda bulunduğunu

nakletmektedir. Hatta Gülbeden, Hindal’in ölüm haberinin Hümayun’a

verildiğinde onun da her ne kadar kendisini zapt etmeye çalıştıysa da bunun

mümkün olmadığını ve ağladığını kaydetmektedir.

40

Gülbeden, Hindal’in ölüm

haberinin Kabil’e ulaşmasının ardından şehrin matem hane gibi olduğunu adeta

şehrin kapı ve duvarlarının dahi feryat ettiğini edebi bir şekilde bildirmektedir.

Yine Hindal ve Gülbeden’in öz kardeşleri Gülçehre Begim ise aşırı ağlamaktan

yatağa düşmüş akabinde ise aklını kaybetmiştir.

41

Hümayunnâme’deki Duygu Aktarımları

Gülbeden yukarıda sıralanan ve kısaca yer verilen hususların yanı sıra iç

dünyasını da yer yer aktarmadır ki, bunlardan ilkini babasıyla ilk karşılaşmasını

anlatırken vermiştir. Gülbeden, babasını görmek için gittiklerinde kendilerini

karşılamasını iyi bir şekilde betimlemenin yanında o dönemlerde çocukların

babalarıyla çok zor şartlarda ve sınırlı zaman aralıklarında görüştüklerine de işaret

etmektedir. Bu minval üzere kayıtlara yer veren Gülbeden, hizmetçi kadınların

kendisini bir bahçede indirdiklerini ve zilli bir mindere oturttuklarını, Babür Şah

gelinceye kadar bu minderin üzerinde oturmasının istenildiğini zikretmektedir.

42

Onuruna verilen yemeğin ardından babasının huzuruna gittiğini, ona karşı arz-ı

tazimatta bulunduğunu ve ayaklarına kapandığını belirtmektedir. Buna karşılık

babasının ise kendisini kucağına alarak bir müddet oturttuğunu ifade etmektedir.

40

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 214.

41

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 215.

42

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 131.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

142

Babasının gösterdiği iltifat karşısında büyük bir sevinç duyduğunu ve bunun

üstünde başka bir sevincin hayal bile edilemeyeceğini belirtmektedir.

43

Gülbeden’in duygu dünyasına yönelik yer verdiği bu sevinç hali yıllar geçse de bir

çocuğun içindeki sönmeyen sevgiye ve sevince işarettir. Eserini çok sonraları

yazdığı bilindiği için onun bu kaydı, tarifsiz duyguların unutulmadığına bir

delildir.

İkinci olarak yoğun duygu aktarımını yansıttığı kısım ise erkek kardeşi

Hümayun’un hastalığı esnasında yaşanmıştır. Gülbeden, Agra’ya gittiklerinde

diğer kardeşleriyle Hümayun’u ziyaret ettiklerini bildirmiştir. Hümayun’u

selamlamak için gittiğinde çok hasta olduğunu ve baygın vaziyette olduğunu, ara

ara kendine geldiğinde kız kardeşlerine sarıldığını söyler ki bunun kendilerini çok

şereflendirdiğini belirtmektedir.

44

Babürlü ailesinin Hindistan’da tam olarak

yerleşmesine kadar pek çok zorluğa katlandığını bilinmektedir. Bunu hem

Babür’ün hem de Hümayun’un saltanat dönemi gelişmelerinden görmek

mümkündür. Öyle ki küçük aile veya geniş aile çevresi içinde Babürlülerin

görüşmeleri ve hasbihal etmeleri aylar ve yıllar alabilmiştir. Bunun sonucunda

Gülbeden’in satırlarında da yer alan duygu dolu buluşmalar ve sevinçler

yaşanmıştır.

Gülbeden’in benzer kayıtlarından bir diğeri de babasının vefatının ardından

Hümayun’un kendisinin evine yaptığı ziyaretleri aktardığı kısımda görülmektedir.

Gülbeden, Hümayun’un Hindistan’da bulundukları zaman zarfında daima kız

kardeşlerini ziyaret ettiğini, sonsuz şefkat, yardım ve sevgi gösterdiğini ifade

etmektedir. Gülbeden, görüşme ve buluşmaların daha ziyade kendi evinde

olduğunu, Hümayun’un yanı sıra evlenmiş kız kardeşlerin de bu görüşmelere

katıldıklarını söylemektedir. Yine Gülbeden, Babür Şah’ın ve eşi Mahım Begim’in

ölümlerinin ardından Hümayun’un kendisinin hatırını hoş tutmak maksadıyla

sonsuz bir şefkat gösterdiğini ve yardımları sayesinde öksüzlüğünü ve

43

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 132; Roux,

Babur,

s. 372.

44

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 134.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

143

kimsesizliğini unuttuğunu dile getirmektedir.

45

Bu kayıtlar, zihne yerleşen ve

unutulmayan duyguların kalıcılığını göstermenin yanında samimi bir iç dünyaya ve

gösterilen merhametin kalıcılığını sağlamak için satırlara dökülen duyguların da en

açık ve içten hali olarak durmaktadır.

Gülbeden, Hümayun ile olan kardeş ilişkisini de sık sık vurgulamaktadır.

Hümayun’un

46

Bengale-Gor seferinden döndükten sonra huzuruna çıktıklarını

belirtmektedir. Hümayun’un kendisini görünce ilk bakışta tanıyamadığını ve

kendisine dönerek sefere çıktığımda başına takke giyiyordun dediğini

belirtmektedir. Gülbeden, Hümayun döndükten sonra kafasında yemeni veya

kassaba adı verilen kadınlara mahsus baş sargısı ile görünce kendisini

tanıyamadığını kaydetmektedir. Akabinde Hümayun, Gülbeden’e devamlı surette

hatırımdaydın sefere giderken yanımda getirmediğim için çok pişmanlık duydum

demiştir.

47

Bunlar Gülbeden’in iç dünyasının dışa vurumu olarak yansıyan

duygular olmakla birlikte Babürlüler arasındaki kuvvetli duygusal birlikteliğine de

abi-kardeş ilişkisi çerçevesinde küçük bir örnektir.

Satırlardan Zamana Sunulan Geleneklerin Aktarımı

Gülbeden, dönemine dair gelenek-görenekleri de en güzel şekliyle ifade

etmeye çalışmaktadır. Bunlardan birisi de Hümayun’un eşleri Bige Begim ile

Meyvecan’ın gebelikleri üzerine yaptığı değerlendirmelerdir. Bu doğrultuda o,

Hümayun’un annesi Mahım Begim’in her iki gelininin gebe kaldıklarını öğrenir

öğrenmez bir dizi hazırlıklar yaptığını belirtmektedir. Mahım Begim, iki farklı

lohusa/gebe kıyafeti ile kundak takımı hazırlatmış ve gelinlerine dönerek hanginiz

oğlan doğurursa kundak takımını ona vereceğim demiştir. Bu takımların üzerine

fıstık, badem ve dört çekirdek içinin (kavun, karpuz, hıyar ve acur) şekillerini

işletmiş ve bu işlemelerin ise gümüş ve altın iplikle işlenmesini sağlamıştır.

48

45

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 140.

46

Hümayun dönemi gelişmeleri için ayrıca bkz. Enver Konukçu, “Hümayun”,

DİA

, c. 18, TDV Yay., İstanbul,

1998, ss. 481-83.

47

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 161.

48

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 141.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

144

Bir diğer gelenek ise

“şehir donatma usulünün yerleşmesi”

şeklinde

Gülbeden’in kayıtlarında yer bulmuştur. Hümayun, Çunar/Çunada tarafından

Agra’ya döndüğü zaman annesi Mahım Begim, büyük bir eğlence tertip etmiş,

Agra’daki bütün pazarların ve çarşıların donatılmasını istemiştir. Gülbeden,

bundan sonra Hindistan’da bu usulünün revaç bulduğunu ifade etmektedir.

49

Gülbeden’in geleneklerle ilgili aktarımlarının bir diğerine bakıldığında; Babür

Şah’ın Panipat muharebesinin ardından himayesi altında bulunanlara çeşitli

hediyelerin yanı sıra

“uğurlu sayılmasından”

dolayı her cins kumaştan dokuz

dokuz (9x9=63) top verdiğini belirtir.

50

Gelenekler cümlesinden bir diğerine daha

yer veren Gülbeden, Mahım Begim’in vefatının ardından (1534)

çille

51

aşı

verildiğini nakletmektedir.

52

Bu kayıt, zamanımızda bazı Türk toplulukları

arasında da mevcudiyetini sürdüren bir gelenek olarak yaşamaktadır.

Gülbeden, Hümayun’un saltanat dönemi gelişmelerini kaydettiği kısımda da

ilginç nakillere yer vermektedir. Bu doğrultuda Hümayun’un zaman zaman

eşlerinin de bulunduğu belli bir çevreyi yayına alarak turunçgil bahçelerini seyre

gittiğini ifade etmektedir. Bir defasında seyre gittiğinde yanına kardeşi Mirza

Hindal’i de aldığını bildirmektedir. Gülbeden, kendisinin oğlunun rahatsızlığı

sebebiyle bu seyir gezisine katılamadığını bildirmektedir. Hümayun’un bir süre av

için civar muhite gittiğini nakleden Gülbeden, Mirza Hindal’in daha çok av

vurduğunu ve bu avları,

Cengiz Han töresi

gereği küçüklerin büyüklere vermesini

şart koşmasından dolayı Hindal’in de Hümayun’a hediye ettiğini söylemektedir.

53

Bir av merasimiyle alakalı Gülbeden’in düştüğü bu kayıt, Babürlülerin ve öncesi

itibariyle Timurluların ortaya çıktığı coğrafyada baskın bir şekilde

Cengiz Han

töresi

nin asırlar geçse ve sözlü aktarımlarla da olsa varlığını devam ettirdiğine

işarettir.

49

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 141.

50

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 126.

51

Mütevaffanın vefatının kırkıncı günü fukaraları it’am etmek suretindeki hayrata, çille derler. Tasavvufta kırk gün

dünya, ehil ve ayalden tecerrüd edip bir köşeye çekilip zikir ve ezkarda bulunmaktır.”

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s.

144.

52

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 144.

53

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 212.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

145

Gülbeden, bunların dışında da eserinde bazı gelenek, görenek uğurlu-

uğursuz kabul edilen durumlardan bahsetmektedir. Mirza Hindal’in Hümayun’un

maiyetindeki orduyla diğer kardeşleri Mirza Kamran ile mücadele etmek için

hazırlığa giriştiği sırada yardımcısı/töşekçisi (zırh ceketi, demir başlığı ve takkesini

taşıyan görevli) bunların bulunduğu bohçayı kaldırdığı sırada odadakilerden birisi

hapşırmıştır. Bunun üzerine adet olduğu şekliyle töşekçi bohçayı hemen yere yere

koyarak bir müddet/bir saat kadar beklemiştir. Bu durumu öğrenen Hindal ise

beklemesinin yanlış olduğu söyleyerek

“inşallah şehadet mübarek olsun desene”

şeklinde cevap vermiştir. Beraberindekilerin ise

“fatiha okudukların

ı”

kaydetmektedir.

54

İnsanın olduğu her yerde kadim dönemlerden itibaren süregelen

ve bir kısmı çeşitli yönleriyle zamanımıza kadar ulaşan bazı inanışlar/düşünüşlerin

Babürlüler arasında varlığını devam ettirdiği görülmektedir.

Gülbeden’in Gözlem Yeteneği ve Etkileyici Betimlemeleri

Gülbeden’in eserinden anlaşıldığı kadarıyla çevresini iyi bir şekilde

betimleyebildiği görülmektedir. Bu doğrultuda onun ilk betimlemelerinden birisi

babası Babür Şah’ın onurlarına verdiği yemek vesilesiyle aklında kalanları

betimlediği kısımdır.

“Güzel bir yerde yüksek bir sofra yaymışlardı, üzerine kırmızı çuhadan/kumaştan ve

astarı Gücerat zerbeftinden bir çadır, çuha ve zerbeften yapılma altı şamyane/kare şeklinde

etrafı açık çadır vardı. Bunların her biri bir renkte ve seraperdenin sütunları boyalı ve dört

tarafı çuhadan yapılma kanatlarla çevirili idi. Ben, babamın yerinde menzilinde/yerinde

oturdum. Sofra yayıldı, takriben elli adet çevrilmiş koyun vardı ve bol ekmek, şerbet ve yemiş de

vardı…”

55

Gülbeden’in ikinci olarak iyi betimlediği husus ise Hümayun’un oturduğu

tahttır. O, bunu şu şekilde nakleder.

“Ve bir murassa taht ki üzerine dört basamakla çıkılıyordu. Üstündeki

adaskası/askı ve üzerindeki döşek ve yastıkları hep altın kılaptan işlenmiş

bulunuyordu. Hargâhın/büyük çadır ve bargâhın/resmi kabul çadırı astarı altın

dokumalı Frenk kumaşından ve yüzü de Portekiz çuhasından/kumaşından idi.

54

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 213.

55

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 132.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

146

Hargâhın ve bargâhın direkleri de altın boya ile boyanmıştı ve çok ta güzel yakışmıştı.

Hargâhın tuğurluk/keçe, kanat ve baş kanatları hep Gücerat zerbeftinden/altın ve

gümüş iplikle dokunmuş kumaş idi. İbrikler, calabcın/leğenler, şamdanlar maşrapalar,

gulappaşlar/gül suyu saçmaya yarayan kap, hep altından ve murassa idiler…”

56

Mirza Hindal’in düğünü için hazırlanan düğün evini de Gülbeden, etraflıca

tasvir etmektedir.

“Bu konak sekiz köşeli idi. Evin ortasında sekiz köşeli bir havuz vardı. Sonra

havuzun ortasında sekiz köşeli bir sofa vardı, bu sofa üzerinde vilayet kilimleri

yaymışlardı. Ekserisi güzel civanlar, güzel yüzlü kızlar ve kadınlar ve hoş sesli çalgıcı

ve şarkıcılar olmak üzere hepsinin havuzda oturmalarını emrettiler. Ve evin önünde

Akem tarafından toy hediyesi olarak ihsan edilmiş olan murassa tahtı koymuşlardı ve

tahtın önünde bir altın kılaptan ile işlenmiş olan töşek atmışlardı. Hazreti Padişah ve

Ake Canım taht önünde bir töşek üzerinde oturdular…”

57

Tarih kitaplarını okuyanların merak ettikleri pek çok soruların olduğu

malumdur. Bunlardan birisi de dönem gelişmelerinin içinde çokça yer almayan

sosyal gelişmelerdir. Gülbeden, yukarıda kısaca nakledilen alıntılardan da

görüleceği üzere dönemini bu yönlerden iyi bir şekilde tasvir etmiştir. Zamanımıza

kadar ulaşan bu kayıtları, okuyanlarına keyif vermektedir. Bazı gelişmelere

yakinen müdahil olması ve iyi bir şekilde betimleme yapması, kıyafetleri,

özellikleri, Türk kültürüne dair kayıtları, geleneklerin ne kadar toplumların içine

yerleştiğine delildir. Bu betimlemelerdeki tarihsel manalar, bir yönüyle de

müellifin ne denli tarihe değer verdiğine de işarettir.

Hümayunname’deki Sitemler ve Ağır Sözler

Gülbeden’in satırlarından oldukça naif bir üsluba sahip olduğu görülmekle

birlikte yer yer gördüğü ve yaşadığı olaylar karşısında sitemkâr sözlerinin ve

beddua gibi ifadelerinin de olduğu anlaşılmaktadır. Gülbeden, Hümayun’a karşı

isyan eden Mirza Kamran’ın Kabil’de Hümayun ile mücadele etmek için harekete

geçtiğini yakından gördüklerini söylemekte hep bir ağızdan onun geçişi esnasında

“Allah sana gidip de cenk etmeyi nasip etmesin! Ve hepimiz ağlıyorduk.”

şeklinde

56

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 142.

57

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 145.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

147

temennilerde bulunduklarını ifade etmektedir.

58

Yine Hümayun’un başını

yaralayan Kamran Mirza’nın adamı için

“bir nankör boynu kırılasıca, bedbaht,

zalim, sitemkâr, olmaz olasıca padişaha bir darbe indirdi…”

şeklinde ifadeler

kullanmaktadır.

59

Gülbeden, kardeşi Hindal’in Mirza Kamran ile olan mücadelede ölmesinin

ardından duyduğu acıyı da satırlara dökmüştür. Öncelikle Hindal’i öldüreni

“merhametsiz zalim”

olarak nitelerken, ona gelen kılıç darbelerinin kendi yüreğine

veya gözlerine gelmesini istediğini yazmaktadır. Hatta Gülbeden daha da ileri

giderek o darbelerin kendi kocası Hızır Hoca Han veya kendi oğlu Saadetyâr’a

gelmesini de istemiştir. Bunun üzerine Gülbeden,

“Hây heyhat! Vay Heyhat!! Of

heyhat!!! Güneşim bulutlar arasında kayboldu.”

şeklinde bir yakarışa eserinde yer

vermektedir.

60

Gülbeden, Hümayun’a karşı isyan eden kardeşi Mirza Askeri için

de

“insafsız”

ifadesini kullanmaktadır.

61

Mirza Kamran için ise

“zalim,

merhametsiz, kardeş katili, yabancıları seven”

şeklinde bir dizi ağır ithamlarda

bulunmaktadır.

62

Gülbeden, Mirza Kamran’ın kısa bir süre sonra yakalandığını ve

Hümayun’a teslim edildiğini kaydetmektedir. Bütün devlet damlarının ve hanedan

üyelerinin Kamran’ın öldürülmesi için talepte bulunduklarını ve

“mülkte gedik

açanın başı düşürülmelidir”

şeklinde sözler söyleyerek Hümayun’a sözlü ve hatta

yazılı olarak bildirdiklerini ifade etmektedir.

63

Hümayunname’deki İnsanî Hasletler

Mirza Hindal’in yardımcısı zor duruma düştüğünde beraberinde bulunanlar

yardımcı olmaktan uzak bir tutum gösterince Hindal, kendisi atından inerek bizzat

yardım etmiş ve

“Dostlar! Erliğe hiç te yakışmaz ki bizim tabakçı kılıç darbeleri

altında bulunsun ve biz ona kömek (yardım) etmeyelim.”

64

şeklinde açıklamalarda

58

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 200.

59

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 210.

60

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 13.

61

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 186.

62

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 214-15; Kamran için ayrıca Mirza Haydar Duğlat da “cahil ve ahmak” ifadelerini

kullanmaktadır.

Tarih-i Reşidî,

s. 641.

63

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 216.

64

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 214.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

148

bulunmuştur

.

Bu durum bir insanî hassasiyet olarak görülebileceği gibi alınan aile

terbiyesinin de bir gereğidir.

Elbette

Hümayunname

’nin içindeki bütün hususiyetleri buraya almak

mümkün değildir. Yukarıda alt başlıklar altında sıralananların yanı sıra eğlence

meclisleri, yapılan eğlenceler, verilen yemekler, çeyizler, eşyalar, hediyeler,

iskambil oyunu gibi oyunlar ve nasıl oynandığı, havuzda yapılan eğlenceler,

macun/afyon yutulması, süslemeler, oturma yerlerinin dizaynı gibi durumlarda

eserde yer almaktadır. Bunların yanı sıra Babür veya Hümayun’un hanedana

mensup kadınlara verdikleri değer, eşleri, karı-koca ilişkileri, kadınların

bekledikleri ilgi, kıskançlık ve her iki hükümdarın da gösterdikleri sonsuz saygı da

eserdeki önemli noktaları ve geleneksel değerleri göstermektedir. Gülbeden

bunların yanı sıra kendi eşinden, evliliğinden, oğlundan, babasından, Hümayun ve

Kamran başta olmak üzere erkek kardeşleri ile kız kardeşlerinden de

bahsetmektedir. Hümayun’un Kabil kuşatması sırasında kaledekilerin hayatlarını

düşünerek içme suyu şebekesinin kesilmesine izin vermemesini ve bu kuşatmada

yaşananları da etraflıca kaydeder. Hanedanın doğan çocuklarından, sünnetlerinden

ve ölümlerinden de yer yer bahseder. Padişahların huzuruna çıkmak için

yapılanlar, uyulması gerekenler ve yapılan saygısızlıklar da eserde yer almıştır.

65

Bir kadının bir sultanla evlenmesinin meydana getireceği etki, kadının yeri

geldiğinde elinin yakasına varabileceği birisiyle evlenmekten yana olduğu ve bu

görüşünü dile getirdiği kayıtlarda ilgili eserde yer almaktadır. Gülbeden bu kaydı,

Hümayun ile talip olduğu Hamide Banu Begim’in evlilikleri münasebetiyle

kaydetmektedir. Yine nikâh kıyma bahşişinin varlığına da taraflar arasındaki bu

evlilik akdi vesilesiyle değinmektedir.

66

Türk kültür tarihinde varlığı bilinen

nan-ı

nimet hakkı

uygulamasının Babürlüler arasında da cari olduğunu yazmaktadır.

67

Hümayun’un hazinede para kalmadığı bir zaman devlet adamlarından Turdi

65

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 115-216.

66

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 172.

67

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 173.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

149

Bey’den 10/2 faizle borç para aldığına dair kayıt da ilginç olarak durmaktadır.

68

Safevî hükümdarı Şah Tahmasp ile Hümayun’un kurduğu münasebet ve ilişkiler de

genel hatalarıyla yer verilen konular arasında olmuştur.

69

Sonuç

Yukarıda ver verilen bütün hususiyetlerden sonra ortaya çıkan sonuçlara

bakıldığında;

Hümayunname

, tamamlanmamış veya eksik bırakılmış bir eserdir.

Babürlü ailesinin iç düzenini ve yapısını gözler önüne sermektedir. Saray

kadınlarının/hanedana mensup kadınların bütün yönlerini, kararlarını, gelişmelere

müdahil olmalarını, siyasî işlerdeki rollerini, eğlencelerini, konumlarını ve daha

pek çok hususiyetlerini etraflıca ortaya koyan nadir kaynaklardandır. Onun bu

yönleri eseri değer noktasında kıymetlendirmiştir. Gülbeden’in herhangi bir

dayatmayla olayları farklı aksettirdiği yoğun olarak görülmemekle birlikte hiç

olmadığını da söylemek doğru değildir. Olayların belirli bir zaman-mekân silsilesi

takip edilerek verildiği görülmektedir. Gülbeden’in üslubunda belirli dayatmalar

üzerinden değil de bir özen içerisinde konuları işleme yönteminin olduğu açıktır.

Hümayunname

, siyasi açıdan hükümler inşa etmenin ötesinde eserin

başlangıç kısmında da ifadesini bulan şekliyle tarih yazma görevi verilmesi

hasebiyle ortaya çıkmış bir eserdir. Ancak Gülbeden kendisi dışında başka

kimlerin tarih yazma işine girdiği hususunda sessizdir. Eserinde

Babürname

’den

yararlandığı açık olmakla birlikte başka hangi eserlerden yararlandığına dair bir

kayıt düşmemiştir. Yine Hümayun dönemiyle alakalı doğrudan müdahil olmadığı

siyasi ve askeri gelişmelerle ilgili düştüğü kayıtlarda kimlerden bunları dinlediği

de açık değildir. Gülbeden’in üslubu, olayları iyi resmedebilen bir yeteneğe sahip

olduğuna işarettir. Döneme dair nakilleri, devlet geleneklerinin hanedan içerisinde

ne kadar işler kılındığını gözler önüne sermektedir.

Gülbeden’in kayıtlarının kendi içerisinde büyük oranda tutarlılık taşıdığı

söylenebilir. İdealize edilen düşüncesi ve düşünceleri eserinde yoktur. Gelenekleri

öne çıkaran tarzı, onu kültürel ve medeniyet kodlarıyla birlikte ele alındığında bir

68

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 178.

69

Gülbeden,

Hümayunnâme,

s. 188-192.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

150

farkındalık yaratmaya çalışan müellif konumuna taşımaktadır. Aile geleneğinin

etkisinden olsa gerek Gülbeden’in de erkek kardeşleri arasındaki mücadeleleri -

siyasî bilinç veya farkındalık- noktasından değerlendirme yetisine sahip olduğu

anlaşılmaktadır. Genelde Timurlu özelde ise Babürlü ailesinin değerlerini, siyasi

hedeflerini iyi bildiği anlaşılan Gülbeden, tarihin ve kültürün aktarımını

olabildiğince saf bir şekilde işlemiştir.

Hümayunname

, bir tarih kitabı olduğu kadar adeta bir kültürün yüzyıllar

ötesine aktarılması için yazılmış bir kitap olarak da anlamlı yer edinmiştir. Kitabın

bütün muhtevası adeta buna hizmet eder mahiyettedir. Türk kültürüne dair

örnekler, Safevî geleneklerinin gösterilmesi, devletin veya sultanın azameti ve

hatta zayıflıkları gibi hususlarda eser içerisindeki kıyaslamalara örneklik teşkil

etmektedir. Son olarak pek çok şey sunan ve ifade eden Hümayunname, muhteva

özellikleri itibariyle pek çok özgün konunun makaleye dönüşebileceği bir kaynak

olarak durmaktadır. Bu yönüyle Gülbeden ve eseri dönem gelişmelerini nakleden

diğer kaynaklarla eş zamanlı olarak okunduğunda belli dereceye kadar olayları

farklı çerçevelerden okuma imkânı sunacaktır.

Kaynakça

1. Allami, Ebu’l-Fazl Mübarek,

Ekbername,

Ed. Mevlevî Abdürrahim,

Muzhurool Press, Kalküta, 1877, C. I,

2. Ansari, A. S. Bazmee, “Gülbeden Begüm”,

DİA

, c. 14, TDV Yay. İstanbul,

1996, ss. 235.

3. Babür, Zahireddin Muhammed,

Babürname,

Çev. Reşit Rahmeti Arat,

Kabalcı Yay., İstanbul, 2008.

4. Duğlat, Mirza Haydar,

Tarih-i Reşidî,

Çev. Osman Karatay, Selenge Yay.,

İstanbul, 2006.

5. Esterâbâdî, Muhammed Kâsım Hinduşah,

Târîh-i Firişte,

tash. Muhammed

Rıza Nâsırî, Encümen-i Asâr ve Mefâhîr-i Ferhengî, Tahran, 1387, C. II.

6. Gülbeden,

Hümayunnâme,

Çev. Abdürrab Yelgar & Eymen Manyas, TTK,

Ankara, 1987.


background image

Actual problems of the history of Uzbekistan / Актуальные проблемы истории Узбекистана

151

7. Herevî, Mevlânâ Nizâmeddîn Ahmed b. Muhammed Mukîm,

Tabâkât-ı

Ekberî

, By De Calcutta, Calcutta 1929.

8. Jean-Paul Roux, Büyük Moğolların Tarihi Babur, Çev. Lale Arslan Özcan,

Kabalcı Yay., İstanbul, 2008, s. 416-18.

9. Kaan, Oktay, “Hindistan’da Türklük Müslüman Türk İmparatorları Hümâyûn

Şah”, Çev. Bilal Koç,

The International Journal of The History School/Tarih

Okulu,

İzmir, 2012, ss. 221-33.

10. Koç, Bilal, “Babürname ve Hümayunname’ye Göre Babürlülerdeki Protokol

Merasimleri Üzerine Bir Değerlendirme”,

Prof. Dr. Kâzım Yaşar Kopraman

Armağanı

, Ed. Altan Çetin, TKAE Yay., Ankara, 2014, ss. 225-52.

10. Konukçu, Enver, “Hümayun”,

DİA

, c. 18, TDV Yay., İstanbul, 1998, ss.

481-83.

ФАРҒОНА ВОДИЙСИ ИҚТИСОДИЙ ҲАЁТИДА ЧОРВАЧИЛИКНИНГ

ТУТГАН ЎРНИ (Амир Темур ва темурийлар даври мисолида)

Усмонов Б.А.

Фарғона давлат университети профессори, т.ф.д.

bahriddintemur@mail.ru

Аннотация: Ушбу мақолада Амир Темур ва темурийлар даврида Фарғона водийси

иқтисодий ҳаётидада чорвачиликнинг тутган ўрни тарихий манбалар асосида таҳлил
этилган. Шунингдек, водий ҳудудида овчиликнинг қўшинни озиқ авқат билан
таъминлашдаги аҳамияти борасида айрим мулоҳазалар билдирилган.

Калит сўз ва иборалар: Фарғона водийси, Ашпорён, Туруқшорон, чорвачилик,

чакрак, яйлов чорвачилиги, уй чорвачилиги, овчили.

Аннотация: В данной статье на основе исторических источников анализируется

роль животноводства в хозяйственной жизни Ферганской долины в период правления
Амира Темура и Тимуридов. Также были сделаны некоторые замечания о важности
охоты в районе долины для обеспечения армии продовольствием.

Ключевые слова и фразы: Ферганская долина, Ашпорён, Турукшарон, домашний

скот, чакрак, пастбищный скот, домашний скот, охота.

Annotation: This article analyzes the role livestock-breeding in the economic life of the

Ferghana Valley during the period of Amir Temur and the Timurids based on historical sources.
Also, some feedbacks were made about the importance of hunting in the valley region in
providing the army with food.

Key words and phrases: Ferghana Valley, Ashporyon, Turuksharon, livestock, chakrak,

pasture livestock, domestic livestock, hunting.

Библиографические ссылки

Allami, Ebu’l-Fazl Mübarek, Ekbername, Ed. Mevlevî Abdürrahim, Muzhurool Press, Kalküta, 1877, C. I,

Ansari, A. S. Bazmee, “Gülbeden Begüm”, DİA, c. 14, TDV Yay. İstanbul, 1996, ss. 235.

Babür, Zahireddin Muhammed, Babürname, Çev. Reşit Rahmeti Arat, Kabalcı Yay., İstanbul, 2008.

Duğlat, Mirza Haydar, Tarih-i Reşidî, Çev. Osman Karatay, Selenge Yay., İstanbul, 2006.

Esterâbâdî, Muhammed Kâsım Hinduşah, Târîh-i Firişte, tash. Muhammed Rıza Nâsırî, Encümen-i Asâr ve Mefâhîr-i Ferhengî, Tahran, 1387, C. II.

Gülbeden, Hümayunnâme, Çev. Abdürrab Yelgar & Eymen Manyas, TTK, Ankara, 1987.

Herevî, Mevlânâ Nizâmeddîn Ahmed b. Muhammed Mukîm, Tabâkât-ı Ekberî, By De Calcutta, Calcutta 1929.

Jean-Paul Roux, Büyük Moğolların Tarihi Babur, Çev. Lale Arslan Özcan, Kabalcı Yay., İstanbul, 2008, s. 416-18.

Kaan, Oktay, “Hindistan’da Türklük Müslüman Türk İmparatorları Hümâyûn Şah”, Çev. Bilal Koç, The International Journal of The History School/Tarih Okulu, İzmir, 2012, ss. 221-33.

Koç, Bilal, “Babürname ve Hümayunname’ye Göre Babürlülerdeki Protokol Merasimleri Üzerine Bir Değerlendirme”, Prof. Dr. Kâzım Yaşar Kopraman Armağanı, Ed. Altan Çetin, TKAE Yay., Ankara, 2014, ss. 225-52.

Konukçu, Enver, “Hümayun”, DİA, c. 18, TDV Yay., İstanbul, 1998, ss. 481-83.

Hepagreen - восстановление нормальной работы печени Androgard — препарат для настоящих мужчин Androgard — препарат для настоящих мужчин Byutivit - Натуральный продукт для женщин любого возраста Byutivit - Натуральный продукт для женщин любого возраста Byutivit - Натуральный продукт для женщин любого возраста Maksimus - Натуральный продукт, для бодрости и энергии Lactovita - Номер один в естественном улучшении иммунитета Lactovita - Номер один в естественном улучшении иммунитета Avicenna’s Lab inLibrary — это научная электронная библиотека UACD - Антикоррупционный дайджест Узбекистана inConference - научно-практические конференции inScience - Журнал Общество и инновации Gulyamov - Гулямов Саид Саидахрарович MUVI24 - Смотрите фильмы онлайн, большая коллекция, новинки кинопроката Megatorg - Доска объявлений Megatorg.net: сайт бесплатных частных объявлений Skinormil - Космецевтика активного действия Pils - Интернет-аптека >METAMED - Фармацевтическая компания с полным спектром услуг All.Tube - Смотрите онлайн видео бесплатно в хорошем качестве Dexaflu - от симптомов гриппа и простуды UMAR PROEKT - Комплексное проектирование UZDA - Ассоциации стоматологов Узбекистана